Yeni Yılda Suçlarımızı Küçük Suçlar Hapishanesi’nde Affet Tanrım!

3 Ocak 2015 “Hanımefendiler, beyefendiler müjde! Fırsat ayağınıza geldi: Küçük Suçlar Hapishanesi. Uykusuzluğa, erken yaşlanmaya, vicdan azabına, iç sıkıntısına son! Üstelik bedava! Küçük Suçlar Hapishanesi. Yalan mı söylediniz, kalp mi kırdınız, yüzüne gülüp arkasından mı sövdünüz, milli menfaatlere aykırı düşüncelere mi daldınız, peki pişman mısınız? Çözüm ayağınıza geldi. Küçük Suçlar Hapishanesi çok pratik. Gelin, yatın, çıkın. Küçük Suçlar Hapishanesi. Küçük Suçlar Hapishanesi.” Gittim, yattım, çıktım. … Okumaya devam et Yeni Yılda Suçlarımızı Küçük Suçlar Hapishanesi’nde Affet Tanrım!

Depo İstanbul’da, Hatırlamadıkça “Her Şey Yolunda”

25 Eylül 2014 “Düzgün çalışan bir kameraya denk olabilmek için kaç kişinin tanıklık etmesi gerekir? Madem sözlerim “gerçek” değil biri beni yaşadıklarımı hatırlamaktan alıkoyabilir mi?” Depo, görünmeyen tarihi, birinci ağızdan hikayeler ile su yüzüne çıkartıyor ve Hafızayı Harekete Geçirmek: Kadınların Tanıklığı sergisi ile bizleri başkalarının hafızalarına tanıklık etmeye çağırıyor. “Güvenlik kamerası bozukmuş o gün. Kayıt yapmamış. Mekanik gözünün tam karşısında cereyan eden şiddet dolu hadiseye … Okumaya devam et Depo İstanbul’da, Hatırlamadıkça “Her Şey Yolunda”

Pikselli İsyanlar: Suriye, Gezi ve Lübnan / SALT’ta Rabih Mroué Sergisi

26 Mayıs 2014 Yüksek lisansımı dünyaca ünlü bir okulda yapma şansım oldu. Hazır böyle bir okula gelmişken siyasal bilimlerin ünlü birkaç hocasından ders almayı kovalıyorum. Bir nevi akademik ‘celebrity’ peşindeyim. Okul dünyaca ünlü ama ben turist kafasıyla souvenir peşindeyim adeta. Bu şekilde yer kovaladığım derslerden biri de üstelik de çok sevdiğim konulardan milliyetçilik üzerine. Neyse derste yer buldum, üstelik de celebrity profesörün girdiği tartışma grubuna … Okumaya devam et Pikselli İsyanlar: Suriye, Gezi ve Lübnan / SALT’ta Rabih Mroué Sergisi

Kızlık Zarı, Pembe Ehliyet, Devlet İşleri

26.10.2013 Yolda yürüyorum, biri bana sesleniyor. Arabasını altına çekmiş, dev egosunu parfüm olarak sürmüş bir abimiz, gevrek gevrek gülerek arabasına binersem beni gezdireceğini söylüyor… Çocuk da değilim yani… Bildiğin, “eşek kadar” insanım, öğle vakti kalabalık bir caddede yürüyorum. Nasıl kafalar var? Önüme bakıyorum, yoluma devam ediyorum. Abimiz ısrarlı ama. Benim bir süre yol almamı bekleyip basıyor gazına, çok fiyakalı arabasını hooop önüme çekiveriyor; o “muhteşem” … Okumaya devam et Kızlık Zarı, Pembe Ehliyet, Devlet İşleri