Baksı Müzesi: İnsanın dünyaya anlam katma çabası

En çok görmek, deneyimini yaşamak istediğim yerlerden biri Baksı Müzesi. Bugün, yarın… Derken işte bak, kapınıverdi dünya. Dünya kapansa da Baksı Müzesi hep yerinde. 20 yıldır… Tek başına, Anadolu’nun bir tepesinde, çevresine dostlarını, meraklılarını, halkını toplamış. İnanmış, özenmiş, kafa yormuş, çaba sarf etmiş, yılmamış. Bugün herkesin yarın için endişelendiği bir ortamda, bir korkusu yok kurucusu…

9400 Yıllık Macera: Çatalhöyük

Bundan binlerce yıl önce, o dönemin en kalabalık yerleşim merkezlerinden biri olan Çatalhöyük’te insanlar bizim gibi bilezikler takar, resimler yapar, aynı tuzlukları, kap kacağı kullanırlarmış. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insanlığın küçük detaylardaki devamlılığını bugün UNESCO Dünya Miraslarından biri olan Konya, Çumra’daki höyük sayesinde görebiliyoruz. Gelin beraber zamanı ve mekanı aşıp kısa bir yolculuğa çıkalım……

İnsanı başka bir dünyaya götüren Mardin Bienali

İnsanın kendine basit soruları tekrardan sorması iyidir. 10 yaşında kendine sorduğun soruyu 30 yaşında tekrar sorduğunda, bazen cevaplar aynı yalınlıktadır, bazen de hayatta aldığın yolu kendine hissettirir. “Sanatı neden seviyorum?” sorusu bana bu yolu hissettiren sorulardan. Evet estetik, evet yaratıcı, evet farklı pencereler açan bir araç sanat. Ama artık bana en çok dokunan tarafı, bana…

Doğu Anadolu’da Bir Dünya Harikası: Ahlat

Rivayet odur ki bir zamanlar Anadolu’da Daryona diye babasına çok düşkün bir Urartu prensesi yaşarmış. Prensesin babası Kral Lat’ın hüküm sürdüğü şehre bir gün Medler saldırmış, hükümdar dirense de saldırıya karşı koyamamış ve ağır yara almış. Daryona yaralı babasının yanına koşarak babasının başına dizlerine koymuş, bir yandan ağlayıp bir yandan da “Ah Lat! Ah Lat!”…