Neye bakıyorsak onu görmenin ayrıcalığı

“Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı tıraşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok…

2017 Sergileri: Kişisel Favoriler

Genç sanatçılar, retrospektifler, derin araştırmalarla ortaya çıkan sergiler, uluslararası başarılar… Yine pek güzel geçen 2017 İstanbul sanat piyasasında yılın son gününde bende iz bırakan, yazdığım, yazamadığım 10 sergiyi, bir sıralama yapmadan toparladım, bir sonraki seneye referans olsun diye buraya bıraktım… Bu sanatçılar, galeriler, müzeler iyi ki varlar ve sene boyunca ruhumuzu beslediler! Ekonomik krizlerden, politik…

Kaf Dağı’nın Ardından Büyüklere Masallar

“… Her meyvenin tadı başka başkaymış ve bu meyvelerden tadanlar birbirlerine âşık olmuş. Aşk, toprağın rengini kırmızıya çevirince gökyüzüne iki turna havalanmış, ağacın meyveleri bu hikâyeyi anlatanın ve dinleyenlerin başına düşmüş.” CANAN’ın cennetinin kapısından bu hikayeyle giriyorsunuz. Ulaşamayacağınızı sandığınız, belki de ulaşmaya çekinip utan(dırıl)dığınız Kaf Dağı’nın ardında gördüğünüz doğallık, sevgi, aşk Arter’de CANAN’ın sesinden masallarla…

2016’nın Akılda Kalan 10 Sergisi

Sena, Çeyiz – The Empire Project Sena tabakları, heykelleri, keçeleri ile gelenekseli en vurucu şekilde kullanarak Çeyiz’ini toplamış ve altıncı sergisini The Empire Project’te açmış bu kez de. Sena, Çeyizini hazırlarken Anadolu’da umutlarını, hayallerini çeyizlere işleyen, sonra da birkaç koyun, birkaç bileziğe paketlenip bir mal gibi evlilik kisvesi altında satılan kadınları düşünmüş. Hem kadınları hem…

Belgeler yerine sanatın kaydettikleri

 Asker o sınırı geçiyor, şu şehir bombalanıyor, bu şehirde patlama oluyor, bu kadar insan geçen yaz da denizi geçip özgürlüğüne kavuşamadı… Sınırlar yeniden çiziliyor, bombalar patlıyor, insanlar kaçıyor. Gazeteler her gün bir felaket haberi vermek için önümde diziliyor. Gazeteler okunmasa, okunmak istenmese de patlamalar, gerginlikler ve savaşlardan canlarını kurtarmak için kaçan insanlar her gün yürüdüğümüz…

Savaş, Seyircileri ve Kadınlar: Bim Bam Bom Çarpınca Kalp

Savaş, sadece duvarlarda senelerce kalan kurşun delikleri açmaz. Savaş, ona maruz kalanların ruhlarında da delikler, derin yaralar açar. Şiddet, dehşet ve aşağılanmayla birlikte gelir. Acımasız güç, en çok kadınların ve çocukların üzerine çullanır. Savaşı uzaktan izleyen bizler ise ancak eski kıyafetlerimizi, küçük yardım paketlerimizi göndermek, üzüntümüzü dile getirmek gibi sembolik hareketlerle acıyı paylaşır gibi yapar…

2015’in En Keyifli 10 Sergisi

Grayson Perry – Küçük Farklılıkların Kibri, Pera Müzesi Sınıf ve kimlik, Perry’e göre yanımızda taşıdığımız, ağırlığı olmayan, görünmeyen bir sırt çantası. Perry’nin sözleriyle; ”İnsanlar bir şeyden “hoşlandıklarını” söylediklerinde ne kastederler? Bu nasıl gelişti? Maddi kültürle ilgili tercihlerimizde, çevremizdeki şeylerde, bütün hayatımızı ve bütün bağlılıklarımızı –dinsel, toplumsal, finansal, istemsel– uygularız. Bundaki kaçınılmaz dram hoşuma gidiyor.” https://irmakozer.com/2015/08/28/kucuk-farkliliklarin-kibri-esya-senin-tabiatin-oldu-mu/…

Arter’de Göçebe Bakış: “Uzak” Aslında Yakınımızda

27 Kasım 2014 Güneydoğu Asya sanatından beklentiniz ‘egzotik’ olması mı? Güneydoğu Asya’nın aktivist kimlikli sanatçılarının Türkiye’de yaşananlara oldukça dokunan işler yapmalarına ne dersiniz peki? Arter’in bu seneki son sergisi Göçebe Bakış, yılın en iyi sergilerinden. Yıl bitmeden deneyimleyin, Güneydoğu Asya’ya siz de yakınlaşın… Uzakdoğu, bize her anlamda “uzak”tır… Ders kitaplarımızda yer almaz, haberlerde pek okumayız,…