The Contemporary Flood

 Carbon Dioxide ­ 407.61 parts per million Global Temperature ­ 1.8 °F since 1880 Arctic Ice Minimum ¯ 13.2 percent per decade Land Ice ¯ 286.0 gigatonnes per year Sea Level ­ 3.2 millimeters per year[1] I am stuck with waste these days. Why don’t we recycle? Why? People at my office prefer consuming water from 0.5 liter plastic bottles rather than glass bottles or … Okumaya devam et The Contemporary Flood

Romantik olmak istemeyen denizkızları

“Denizkızına ilişkin şimdiki anlayışımız Disney hikayelerinden malumdur: Yarı insan, yarı-balık ve temelde iyi niyetli… Balık kuyruğunun eksik olmadığı ilk denizkızı tiplerinden biri kadim Suriye tanrıçası Atargatis’te görülebilir. Sirenler ise ilk kez Homeros’un Odysseia destanındaki çok iyi bilinen bir olayla karşımıza çıkar; onların hipnotize edici şarkılarını duyanlar denizde boğulur. Yunan efsanesine göre, insan eti yemekten zevk alırlar… Ne var ki, zamanla şarkı söyleyen denizkızı motifi tutmuştur … Okumaya devam et Romantik olmak istemeyen denizkızları

Aldanma!

Kimsin sen? Kimim ben? Arkadaşlıklarda, gönül ilişkilerinde, iş hayatında, siyasette, sosyal yaşamda, medyada, sosyal medyada… Herkesin bir vitrini, bir zırhı var. Üstelik öyle, illa da giymek istediğimizden değil o zırhları, ister istemez var. Bu dünyada herkes birbirini az ya da çok kandırır çünkü. Sen de önce kandırılmamak, sonra da aslında düzene uyumundan roller edinirsin kendine gerçek olmayan. Aldanırsın da aldatırsın da… Ardıç, Tuval üzerine yağlı … Okumaya devam et Aldanma!

2016’nın Akılda Kalan 10 Sergisi

Sena, Çeyiz – The Empire Project Sena tabakları, heykelleri, keçeleri ile gelenekseli en vurucu şekilde kullanarak Çeyiz’ini toplamış ve altıncı sergisini The Empire Project’te açmış bu kez de. Sena, Çeyizini hazırlarken Anadolu’da umutlarını, hayallerini çeyizlere işleyen, sonra da birkaç koyun, birkaç bileziğe paketlenip bir mal gibi evlilik kisvesi altında satılan kadınları düşünmüş. Hem kadınları hem de toplumun beklentileri altında ezilen, kendisine uygun görülen hayatı yaşamak … Okumaya devam et 2016’nın Akılda Kalan 10 Sergisi

Her şeye rağmen 2016’da da Contemporary Istanbul!

Çok normal bir hayat, çok normal zamanlar yaşadığımızı varsayarsak bu sene de Kasım ayının gelmesiyle sanat piyasanın canlandığı, sanatseverlerin yerli-yabancı galerileri bir arada ziyaret etme fırsatı bulduğu Contemporary Istanbul başladı. 3 – 6 Kasım tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi ve Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda 11. yılını kutlayan fuar, 20 ülkeden 70 galeri ve 520 sanatçının 1500’ü aşkın eserle gerçekleşiyor.   Niloufar Banisadr Her … Okumaya devam et Her şeye rağmen 2016’da da Contemporary Istanbul!

Istanbul Gallery Weekend ile yeni sanat sezonunda birlikte ve daha güçlü

Sanat kutlanmalı! Yeni bir sezon, yeni sergiler, yazın (genele hakim olan) karma sergilerinin ardından sanat piyasasının canlandığı bir ay Eylül. Şehre döndüğümüz, birbirimizi açılışlarda görmeye başladığımız, yeni sergilerden bahsettiğimiz, yenilendiğimiz bir zaman. Toplum olarak sanatla olan sorunlu ve uzak ilişkimiz hatta, sanat galerisini araba galerisiyle karıştıranımız çok var, dolayısıyla da bu yenilenme ancak küçük bir kesimi kapsıyor ama, daha geniş kitlelere açılmak ve güzel zamanları … Okumaya devam et Istanbul Gallery Weekend ile yeni sanat sezonunda birlikte ve daha güçlü

Gri Duvarlardan Rengarenk Resimlere: Decolife

Sao Paolo’nun kırsal kesiminde doğup büyüyen ve çocukluğundan beri resim yapan Andre, nam-ı diğer Decolife, 19 yaşında kendini belediyenin ceza sebebiyle kendi yaptığı rengarenk grafitilerini gri duvar boyasıyla boyarken buluyor. İlk resmini 15 yaşındayken satan, 16 yaşındayken resim ve grafiti yapabilmek için kanvas ve sprey masraflarını karşılayabilmek adına elektrik meslek okuluna gidip elektrikçilik yapmaya başlayan Andre için 2010 yılında aldığı bu belediye cezası, önemli bir … Okumaya devam et Gri Duvarlardan Rengarenk Resimlere: Decolife

Üçüncü Köprünün Gölgesinde, Kimin İstanbul’u?

  İstanbul’a ilk kez tek başıma ayak bastığım günü hatırlıyorum. O gün ne giydiğimi, İstiklal Caddesi’nde kendi kendime yürüdüğümü, Gümüşsuyu’ndan inip Ortaköy’e kadar gittiğimi… Lise yeni bitmişti, bir yaz günüydü ve lisedeki en yakın arkadaşımla hayatımızda ilk kez bir müzik festivaline gidecektik. Artık İzmir’den İstanbul’a üniversite için taşınacağımızı biliyor ve onun gururu ve büyümüşlük hissiyle Beyoğlu’nda akşamları turluyorduk. İstanbul denilen koskoca şehrin bir parçası olmak … Okumaya devam et Üçüncü Köprünün Gölgesinde, Kimin İstanbul’u?

Sıkıştığın bu dünyaya… Alışırsın. Mukadderat…

Bazı anlar vardır, neden özellikle o anı hatırladığını bilmeden hatırlarsın. Ben de hatırlıyorum o anı; arabadayız, yine bir toplantıya gidiyoruz, patron ön sağ koltukta oturuyor, biz asık, bezmiş suratlarla arkada. “Geçecek,” diyor patron, “Alışacaksınız; herkes bu yoldan geçiyor, sonra kabulleniyor.” Ajansta çalışıyoruz, gece gündüz. Bir takım şirketler, bir takım patronlar, küçücük ama bizi yıpratan emeklerimizle kazansın diye sinirler yıpranıyor. Halbuki siyasal okumuşuz, dünyayı kurtarmak istemişiz. … Okumaya devam et Sıkıştığın bu dünyaya… Alışırsın. Mukadderat…