Kaf Dağı’nın Ardından Büyüklere Masallar

“… Her meyvenin tadı başka başkaymış ve bu meyvelerden tadanlar birbirlerine âşık olmuş. Aşk, toprağın rengini kırmızıya çevirince gökyüzüne iki turna havalanmış, ağacın meyveleri bu hikâyeyi anlatanın ve dinleyenlerin başına düşmüş.” CANAN’ın cennetinin kapısından bu hikayeyle giriyorsunuz. Ulaşamayacağınızı sandığınız, belki de ulaşmaya çekinip utan(dırıl)dığınız Kaf Dağı’nın ardında gördüğünüz doğallık, sevgi, aşk Arter’de CANAN’ın sesinden masallarla size ulaşıyor. Herkes çocuk kalmak, çocukluğuna dönmek ister. Çocukken duyduğumuz … Okumaya devam et Kaf Dağı’nın Ardından Büyüklere Masallar

Belgeler yerine sanatın kaydettikleri

 Asker o sınırı geçiyor, şu şehir bombalanıyor, bu şehirde patlama oluyor, bu kadar insan geçen yaz da denizi geçip özgürlüğüne kavuşamadı… Sınırlar yeniden çiziliyor, bombalar patlıyor, insanlar kaçıyor. Gazeteler her gün bir felaket haberi vermek için önümde diziliyor. Gazeteler okunmasa, okunmak istenmese de patlamalar, gerginlikler ve savaşlardan canlarını kurtarmak için kaçan insanlar her gün yürüdüğümüz sokaklarda bizi bekliyor… Bu dünyada, bu ülkede çok kayıt dışı … Okumaya devam et Belgeler yerine sanatın kaydettikleri

Üçüncü Köprünün Gölgesinde, Kimin İstanbul’u?

  İstanbul’a ilk kez tek başıma ayak bastığım günü hatırlıyorum. O gün ne giydiğimi, İstiklal Caddesi’nde kendi kendime yürüdüğümü, Gümüşsuyu’ndan inip Ortaköy’e kadar gittiğimi… Lise yeni bitmişti, bir yaz günüydü ve lisedeki en yakın arkadaşımla hayatımızda ilk kez bir müzik festivaline gidecektik. Artık İzmir’den İstanbul’a üniversite için taşınacağımızı biliyor ve onun gururu ve büyümüşlük hissiyle Beyoğlu’nda akşamları turluyorduk. İstanbul denilen koskoca şehrin bir parçası olmak … Okumaya devam et Üçüncü Köprünün Gölgesinde, Kimin İstanbul’u?

Harlem ve Karadeniz’in İstanbul Buluşması: Mavi Seyyahlar

7 Mayıs 2015 “Bize okulda bir sürü gereksiz şey öğretirlerdi ama denizin güzelliklerini öğretmek kimsenin aklına gelmedi.” Bedri Rahmi Eyüboğlu Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu işte hep bundan sevdim. Başka, çok güzel olduğu belli bir yerden bakıyordu hayata. Bir cümleyle, bir fırça vuruşuyla değebiliyor çünkü insana. Herkesin baktığı manzarayı o görüyor, sana dümdüz bir şehir değil de, o şehri bambaşka gördüğün farklı bir dünya sunuyor. Yurdu Gezen … Okumaya devam et Harlem ve Karadeniz’in İstanbul Buluşması: Mavi Seyyahlar

Nesrin Esirtgen Collection’da Open Call Open Door: Dışarıya Çıkmaya Cesaretin Var Mı?

2 Şubat 2015 “Beden kendisini arar durur, kendisiyle baş başa kalabileceği bir mekan arar.” Mehmet Can Gürsoy, Nesrin Esirtgen Collection’ın genç sanatçılara kapısını açtığı Open Call Open Door sergisindeki işi Öz’ü anlatırken bu cümleyi kullanıyor. Peki beden, kişi kendisini bulduğunda, artık dışarıya çıkıp “Benim!” diyebildiğinde, demek istediğinde sokak buna hazır mıdır? Toplum, kendini tanımladığın kimliğine hazır mıdır? Tanıdığın şehrin sokaklarında yürüyebilir misin kendinle, kimliğinle? Aynı … Okumaya devam et Nesrin Esirtgen Collection’da Open Call Open Door: Dışarıya Çıkmaya Cesaretin Var Mı?