Art50 Kadınlar Günü Röportaj Serisi – Merve Dündar ile Kimlikler Üzerine

İngiliz filozof Jeremy Bentham, 18. yüzyılın sonlarına doğru “panoptikon“ adını verdiği bir hapishane binası tasarlar. Mahkumlar (pan), bu köşeli binanın ortasında kurulmuş gözetleme kulesinden tek bir kişi tarafından izlenebilmektedir (opticon); çünkü kuleden tüm hücreler görünmekte ama hücrelerdekiler kuledeki kişiyi görememektedir. Tek bir adamın bütün hücreleri aynı anda izlemesi mümkün olmasa da mahkumlar bu tasarımla sürekli izlenebilecekleri hissiyatıyla davranışlarını değiştirirler. Kimi rivayetlere göre panoptikon adı, Yunan … Okumaya devam et Art50 Kadınlar Günü Röportaj Serisi – Merve Dündar ile Kimlikler Üzerine

Art50 Kadınlar Günü Röportaj Serisi – Aslı Kutluay: Dünyaya Gelişimiz Bir Varoluş Öyküsü

Bu Mart ayına özel kadın olma halleri, kadın özgürlüğü röportaj serimizin ikinci sanatçısı, yine Art50’nin kadın konularına kafa yoran kadın sanatçılarından ve güzel bir tesadüfle daha önce Cer Modern’de 8 Mart’a özel sergi yapan Aslı Kutluay. Aslı Kutluay doğaya, şifalandırmaya ve hayata her zaman pozitif bakmaya inanıyor. Kah resimlerine konu ettiği kadınları sıkıştıkları alanlardan çıkarıp hafifletiyor, kah şehre kök salıp baharatlara dönüşüp diğer insanları şifalandıran … Okumaya devam et Art50 Kadınlar Günü Röportaj Serisi – Aslı Kutluay: Dünyaya Gelişimiz Bir Varoluş Öyküsü

Art50 Kadınlar Günü Röportaj Serisi – Özlem Paker (OZ): Böyle geldik, böyle var olacağız

Tarihler farklı kaynaklarda 1-2 yıl oynasa da 1908-1910 civarı New York’ta bir ayaklanma ile ortaya çıkan Ulusal Kadınlar Günü, 1910’da Danimarkalı kadın hakları savunucusu Clara Zetkin’in önerisi ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak anılmaya başlıyor. 1917’de Sovyet Rusya’da kadınlara oy hakkı verilmesi ile 8 Mart ulusal tatil günü ilan ediliyor ve en sonunda 1975’te Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kabul … Okumaya devam et Art50 Kadınlar Günü Röportaj Serisi – Özlem Paker (OZ): Böyle geldik, böyle var olacağız

Kaf Dağı’nın Ardından Büyüklere Masallar

“… Her meyvenin tadı başka başkaymış ve bu meyvelerden tadanlar birbirlerine âşık olmuş. Aşk, toprağın rengini kırmızıya çevirince gökyüzüne iki turna havalanmış, ağacın meyveleri bu hikâyeyi anlatanın ve dinleyenlerin başına düşmüş.” CANAN’ın cennetinin kapısından bu hikayeyle giriyorsunuz. Ulaşamayacağınızı sandığınız, belki de ulaşmaya çekinip utan(dırıl)dığınız Kaf Dağı’nın ardında gördüğünüz doğallık, sevgi, aşk Arter’de CANAN’ın sesinden masallarla size ulaşıyor. Herkes çocuk kalmak, çocukluğuna dönmek ister. Çocukken duyduğumuz … Okumaya devam et Kaf Dağı’nın Ardından Büyüklere Masallar

Romantik olmak istemeyen denizkızları

“Denizkızına ilişkin şimdiki anlayışımız Disney hikayelerinden malumdur: Yarı insan, yarı-balık ve temelde iyi niyetli… Balık kuyruğunun eksik olmadığı ilk denizkızı tiplerinden biri kadim Suriye tanrıçası Atargatis’te görülebilir. Sirenler ise ilk kez Homeros’un Odysseia destanındaki çok iyi bilinen bir olayla karşımıza çıkar; onların hipnotize edici şarkılarını duyanlar denizde boğulur. Yunan efsanesine göre, insan eti yemekten zevk alırlar… Ne var ki, zamanla şarkı söyleyen denizkızı motifi tutmuştur … Okumaya devam et Romantik olmak istemeyen denizkızları

Adet döngünüzü fark etmek ne işinize yarar?

Duygu İslamoğlu’nun HT hayat‘ta kaleme aldığı yazı, bu blogu ziyaret eden bütün kadın ve erkeler için burada dursun… Adet döngüsü deyince aklınıza ne geliyor? Eğer döngünüzün sadece 28-30 günde bir kanamanızdan ibaret olduğunu düşünüyorsanız, fiziksel doğanızla ilgili önemli bir bilgiyi gözden kaçırıyorsunuz demektir. Zira bu 28-30 günlük döngüler esnasında fiziksel ve ruhsal olarak bazı aşamalardan geçiyoruz ve bu durum aslında, özellikle erkeklerin öyle söylemeye bayıldığı … Okumaya devam et Adet döngünüzü fark etmek ne işinize yarar?

Belgeler yerine sanatın kaydettikleri

 Asker o sınırı geçiyor, şu şehir bombalanıyor, bu şehirde patlama oluyor, bu kadar insan geçen yaz da denizi geçip özgürlüğüne kavuşamadı… Sınırlar yeniden çiziliyor, bombalar patlıyor, insanlar kaçıyor. Gazeteler her gün bir felaket haberi vermek için önümde diziliyor. Gazeteler okunmasa, okunmak istenmese de patlamalar, gerginlikler ve savaşlardan canlarını kurtarmak için kaçan insanlar her gün yürüdüğümüz sokaklarda bizi bekliyor… Bu dünyada, bu ülkede çok kayıt dışı … Okumaya devam et Belgeler yerine sanatın kaydettikleri

Isparta, Adana ve Balıkesir de Gelecek Turizmde dedi!

Seyahat ederken hepimiz gittiğimiz yörenin doğasını, kültürünü hissetmek, el emeklerinden satın almak, yerel lezzetlerini tatmak isteriz. Eko turizm, kırsal turizm, kültür turizmi, gastronomi turizmi gibi farklı sürdürülebilir turizm çeşitleri ile hem biz farklı deneyimler yaşarız hem de yerel halkın ekonomisine katkıda bulunmuş oluruz. İşte bu sebeple Anadolu Efes, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 8 sene önce bir araya gelerek “Gelecek Turizmde” … Okumaya devam et Isparta, Adana ve Balıkesir de Gelecek Turizmde dedi!