1886’da bir öğle vakti, Yusuf Bey ile Pera’da

1956 yılında Kapalı Çarşı’da bir halıcı, Amerikalı bir diplomata bir albüm sattı. Nil Nehri, Abadan, Afganistan, Hindistan, Nepal, Burma, Kamboçya, Vietnam, Endonezya, Japonya, Kuzey Amerika, Toronto, son olarak İzlanda… Nereye giderse gitsin albümün döneceği yer belliydi: Beyoğlu. 19. yüzyıl sonu Beyoğlusu ve insanlarının yer aldığı karikatürist Yusuf Franko’nun albümü, Pera’da sahnelenen bu oyuna katılmamız için artık…

Ne çirkin bir kedi!

Tenin pürüzsüz olsun, saçın mümkünse “ahenkle dans etsin” en kötü parlasın, zinhar makyajsız, manikürsüz insan içine çıkma, güzel yürü, güzel konuş, aşırılığa kaçma ama yine de çok komik ol. Bacakların uzun, saçın sarı, dudakların dolgun, gözlerin renkli, yağ oranın %2 filan olsun. İşe git ama sinirlenme, hep aşırı anlayışlı bir tatlış ol; spor yap ama…