Modern Amerikan sanatına radikal bir bakış: Whitney Müzesi

“Whitney bir bina değil. Whitney bir fikir…” Baş Küratör Donna De Salvo John Lennon, New York’un Greenwich Village mahallesi için “Burada bir Amerikalı olarak doğmamış olduğuma çok pişmanım. Burası ölüyor olabilir, burada soluduğun hava çok kirli olabilir ama her şeyin olduğu yer burası,” demiş. İnsan New York’a ilk ayak bastığında bir çarpılıyor. İşte o her zaman gördüğün film karesinin içindesin. İşte, müziğin, modanın, sanatın, yemeğin, … Okumaya devam et Modern Amerikan sanatına radikal bir bakış: Whitney Müzesi

Sanatbulur.com ile teknoloji sanatı demokratikleştiriyor!

Sanat platformu kurmak üzere kurumsal işlerini bırakmış 4 genç profesyonel… Kendilerinin bile beklemediği kadar hızlı bir başlangıç yapmışlar ve bu ara dünyaya açılmak için yatırımcılarla görüşüyorlar. sanatbulur.com ile hem kendi hayallerini gerçekleştiriyorlar hem de sanatçı ve sanatseverlerin hayallerini. 2017 başında açılan sanatbulur.com; resim, fotoğraf, heykel ve dijital baskı alanlarında eser üreten sanatçılar ile sanatseverleri buluşturmak üzere yayın hayatına başlamış. Bugün sanatbulur.com’da 81 sanatçının 700’den fazla eseri … Okumaya devam et Sanatbulur.com ile teknoloji sanatı demokratikleştiriyor!

Cumhuriyet’in mabedi: Atatürk Kültür Merkezi

Şalom Gazetesi‘ne Esra Carus’un Haziran 2017’de yazdığı güzel yazıyı dün açıklanan yeni Atatürk Kültür Merkezi tartışmalarına referans olarak paylaşmak istedim. Yazının orijinal bağlantısı burada: http://www.salom.com.tr/haber-103390-cumhuriyetin_mabedi.html  72 millet, kültür mozaiği, halkların kardeşliği, farklılıklarımızın zenginliği, barış, huzur, uzun zamandır bu sözleri duymuyor kulaklarımız. Herşeyin tek ve merkeze bağlandığı ölçüde ayakta kalabildiği bir düzenin içine daha da çekildik. Cumhuriyet Tarihi’nin en tartışmalı hafıza mekânlarından biri olan Atatürk Kültür Merkezi hakkında, … Okumaya devam et Cumhuriyet’in mabedi: Atatürk Kültür Merkezi

Romantik olmak istemeyen denizkızları

“Denizkızına ilişkin şimdiki anlayışımız Disney hikayelerinden malumdur: Yarı insan, yarı-balık ve temelde iyi niyetli… Balık kuyruğunun eksik olmadığı ilk denizkızı tiplerinden biri kadim Suriye tanrıçası Atargatis’te görülebilir. Sirenler ise ilk kez Homeros’un Odysseia destanındaki çok iyi bilinen bir olayla karşımıza çıkar; onların hipnotize edici şarkılarını duyanlar denizde boğulur. Yunan efsanesine göre, insan eti yemekten zevk alırlar… Ne var ki, zamanla şarkı söyleyen denizkızı motifi tutmuştur … Okumaya devam et Romantik olmak istemeyen denizkızları

İmkânsız Uzamdaki İzlerimiz

Aidiyet nedir? Yer nedir? Ne yapıldığında o yerler, mekanlar bizim olur? Kim, nasıl alabilir onları elimizden? Mesela yıllardır mesken tuttuğu İstiklal Caddesi’ndeki dükkanından çıkarılan bir esnafın hafızasını, onun dükkanına uğrayanların hafızalarını silebilir mi bir mülk sahibi? Aslen ne bizim, ne mülkümüzün sahibi olan devlet, nerede yaşayacağımıza, nerede yiyeceğimize, nerede içeceğimize (veya içmeyeceğimize), ne konuşacağımıza ne kadar yaksa yıksa da karar verebilir mi? Söz geçirebilir mi? … Okumaya devam et İmkânsız Uzamdaki İzlerimiz

Sanatçıların Bakışıyla Holokost ve Hafıza

Holokost’u birebir yaşamamış bir nesil olarak, Holokost’u hatırlamaya çalışırken duyduğumuz ya da okuduğumuz hikâyeler ve gördüğümüz imgeler üzerinden zihnimizde bir kurgu oluşturuyoruz. Görsel, sözel ve yazılı deneyimler, hafızanın geçmişle olan bağlantısını kurarken, günümüze dair çıkarımlar yapmamıza olanak veriyor. Bu deneyimleme Holokost sonrası nesiller için bazen aile bağları, toplum öğretileri, okul, bazense bir film, müze veya anıt olarak karşımıza çıkıyor. Bu karmaşık süreçte etrafımızı saran bu … Okumaya devam et Sanatçıların Bakışıyla Holokost ve Hafıza

Her resim kendimize tuttuğumuz bir ayna

Homage to Van Gogh “Eğer Leonardo da Vinci, Mona Lisa tablosunun altına şöyle yazsaydı ona nasıl değer verebilirdik? “Hanımefendi gülümsüyor; çünkü sevgilisinden sakladığı bir sır var.” Bu izleyiciyi gerçeğe zincirlerdi ve ben bunun 2001’e (Space Odyssey) olmasını istemiyorum,” der Stanley Kubrick. Kubrick’e göre sanatın özelliği, çok anlamlılığıdır. Önemli olan, bir eserde herkesin kendinden bulabileceği bir şeyler olmasıdır. Sanata tek bir anlam yüklersen, tek bir yargıya … Okumaya devam et Her resim kendimize tuttuğumuz bir ayna

Pera Palace’ta heyecan verici bir sergi

Kent belleğinde yer eden mekanlara özgü çağdaş sanat sergileri düzenleyen bağımsız sanat inisiyatifi DAS Art Project.’in ikinci sergisi Pera Palace Hotel Jumeirah’da gerçekleşecek. 19. yüzyılın sonlarında faaliyete geçen, tüm Türkiye tarihine tanıklık eden Pera Palace Hotel Jumeirah’ın 125. yılını da taçlandırarak, balo salonu ve otel odalarına yayılan sergi 15 – 17 Mart tarihlerinde ziyaret edilebilecek. Latince “Cadere” (düşmek) fiilinden türeyen dekadans bir toplumun, halkın veya … Okumaya devam et Pera Palace’ta heyecan verici bir sergi

Alternatif Türkçe müzik keşfetmek isteyenlere: Lokalize

  Hala dinleyip de iç çektiğimiz üzere 90’lar, Türkçe pop ile güzel geçti. İlkokul civarlarında Tarkan maymunlarla klip çeker, biz bandıra bandıra yerken ortaokul zamanlarında yabancı boyband çılgınlığı, sonra lisede hafifinden rock, üniversitenin cool ortamlarında house derken Türkçe müzik dinlemez olduk. “Liseliler bilmez”, bir Blue Jean dergisi vardı ana akım yabancı müziği takip ettiğimiz, o da yok oldu. Biz kaldık Napsterla, biri kapanınca öbürüne geçmek … Okumaya devam et Alternatif Türkçe müzik keşfetmek isteyenlere: Lokalize

Haftanın Sergileri: 23-29 Ocak 2017

Yonca Karakaş, Şeylerin Anatomisi  //  Pg Art Gallery John Locke’a göre insan zihni dünyaya ‘tabula rasa’ yani boş bir levha olarak gelir. Zamanla öğrenilen bilgi bu levha üzerine işlenir. Aslında edinilen her bilgi zihnin tüm özgürlüğünü elinden alır. Özgür zihin zamanla belirli dogmalara sahip olarak özgürlüğünü tamamen yitirir ve bu yitiriliş sürecini hiçbir zaman kavrayamaz. Varoluş çabası içerisinde olan insanın en büyük sorunu, zamanla etrafını … Okumaya devam et Haftanın Sergileri: 23-29 Ocak 2017