Bakıp da görebiliyor muyuz?: Çağatay Odabaş’tan Yakın Plan

Denizi çok severim. İstanbul’da bir şekilde denizle, denizde daha fazla vakit geçirebilmek için de yelkenci oldum. Bir yelkenlim olmadığı için de bari başkalarının teknelerinde de olsa zaman geçirebilmek için yarışçı. Kışın buz gibi soğukta sabahın köründe sürüne sürüne kalkıyorum antremana. Bu soğukta halat tutacak elim kopup düşecek diye söyleniyorum uyanmaya çalışırken. Ama gidiyorum bir şekilde… Fark ettim ki, unutuyormuşum bazen neden orada olduğumu. Sonra Seval’le … Okumaya devam et Bakıp da görebiliyor muyuz?: Çağatay Odabaş’tan Yakın Plan

İmkânsız Uzamdaki İzlerimiz

Aidiyet nedir? Yer nedir? Ne yapıldığında o yerler, mekanlar bizim olur? Kim, nasıl alabilir onları elimizden? Mesela yıllardır mesken tuttuğu İstiklal Caddesi’ndeki dükkanından çıkarılan bir esnafın hafızasını, onun dükkanına uğrayanların hafızalarını silebilir mi bir mülk sahibi? Aslen ne bizim, ne mülkümüzün sahibi olan devlet, nerede yaşayacağımıza, nerede yiyeceğimize, nerede içeceğimize (veya içmeyeceğimize), ne konuşacağımıza ne kadar yaksa yıksa da karar verebilir mi? Söz geçirebilir mi? … Okumaya devam et İmkânsız Uzamdaki İzlerimiz

Her resim kendimize tuttuğumuz bir ayna

Homage to Van Gogh “Eğer Leonardo da Vinci, Mona Lisa tablosunun altına şöyle yazsaydı ona nasıl değer verebilirdik? “Hanımefendi gülümsüyor; çünkü sevgilisinden sakladığı bir sır var.” Bu izleyiciyi gerçeğe zincirlerdi ve ben bunun 2001’e (Space Odyssey) olmasını istemiyorum,” der Stanley Kubrick. Kubrick’e göre sanatın özelliği, çok anlamlılığıdır. Önemli olan, bir eserde herkesin kendinden bulabileceği bir şeyler olmasıdır. Sanata tek bir anlam yüklersen, tek bir yargıya … Okumaya devam et Her resim kendimize tuttuğumuz bir ayna

Haftanın Sergileri: 23-29 Ocak 2017

Yonca Karakaş, Şeylerin Anatomisi  //  Pg Art Gallery John Locke’a göre insan zihni dünyaya ‘tabula rasa’ yani boş bir levha olarak gelir. Zamanla öğrenilen bilgi bu levha üzerine işlenir. Aslında edinilen her bilgi zihnin tüm özgürlüğünü elinden alır. Özgür zihin zamanla belirli dogmalara sahip olarak özgürlüğünü tamamen yitirir ve bu yitiriliş sürecini hiçbir zaman kavrayamaz. Varoluş çabası içerisinde olan insanın en büyük sorunu, zamanla etrafını … Okumaya devam et Haftanın Sergileri: 23-29 Ocak 2017

Kağıt Kesiklerinden Hikayelerin Anlatıcısı: Serkan Yüksel

“Sen bu sergiyi kesin yazacaksın!” Bu zamana kadar birkaç sergide, yanımdaki arkadaşlarım bir anda dönüp de böyle demiştir bana. Sergideki ruh, hikaye, işlere bakarkenki hevesim, beni tanıyanların beni o sergiyle aramdaki hemen kuruluveren bağı anlamaları için yeter. Bazı sergilerin yeri bende arkadaşlarımın da anladığı gibi, çok farklıdır. Kendisinin işleriyle ilk tanıştığım, Serkan Yüksel’in C.A.M Gallery’deki Uykudan Önce sergisi de işte bu farklı sergilerden biriydi. Birinin … Okumaya devam et Kağıt Kesiklerinden Hikayelerin Anlatıcısı: Serkan Yüksel

Türk Soyut Sanatının “Soyağacı” Bozlu Art Project’te

“à bon chat, bon rat”, İyi kediye iyi fare diyor Özdemir Altan, Zeki Faik İzer‘den aldığı eğitimi anlatırken… Türk soyut sanatında yarım asrı aşan sanat hayatı ile önemli bir yer edinen Özdemir Altan’ın farklı dönemlerde ortaya çıkardığı serileri, Nişantaşı Bozlu Art Project‘te 6 Aralık’a kadar yakın dönem Türk sanat tarihine tanık olmak isteyen sanatseverleri bekliyor. Anadolulu, burjuvazi bir aileden gelen Özdemir Altan, döneminin sanatçılarında sıkça … Okumaya devam et Türk Soyut Sanatının “Soyağacı” Bozlu Art Project’te