Sanatbulur.com ile teknoloji sanatı demokratikleştiriyor!

Sanat platformu kurmak üzere kurumsal işlerini bırakmış 4 genç profesyonel… Kendilerinin bile beklemediği kadar hızlı bir başlangıç yapmışlar ve bu ara dünyaya açılmak için yatırımcılarla görüşüyorlar. sanatbulur.com ile hem kendi hayallerini gerçekleştiriyorlar hem de sanatçı ve sanatseverlerin hayallerini. 2017 başında açılan sanatbulur.com; resim, fotoğraf, heykel ve dijital baskı alanlarında eser üreten sanatçılar ile sanatseverleri buluşturmak üzere yayın hayatına başlamış. Bugün sanatbulur.com’da 81 sanatçının 700’den fazla eseri … Okumaya devam et Sanatbulur.com ile teknoloji sanatı demokratikleştiriyor!

Bakıp da görebiliyor muyuz?: Çağatay Odabaş’tan Yakın Plan

Denizi çok severim. İstanbul’da bir şekilde denizle, denizde daha fazla vakit geçirebilmek için de yelkenci oldum. Bir yelkenlim olmadığı için de bari başkalarının teknelerinde de olsa zaman geçirebilmek için yarışçı. Kışın buz gibi soğukta sabahın köründe sürüne sürüne kalkıyorum antremana. Bu soğukta halat tutacak elim kopup düşecek diye söyleniyorum uyanmaya çalışırken. Ama gidiyorum bir şekilde… Fark ettim ki, unutuyormuşum bazen neden orada olduğumu. Sonra Seval’le … Okumaya devam et Bakıp da görebiliyor muyuz?: Çağatay Odabaş’tan Yakın Plan

İmkânsız Uzamdaki İzlerimiz

Aidiyet nedir? Yer nedir? Ne yapıldığında o yerler, mekanlar bizim olur? Kim, nasıl alabilir onları elimizden? Mesela yıllardır mesken tuttuğu İstiklal Caddesi’ndeki dükkanından çıkarılan bir esnafın hafızasını, onun dükkanına uğrayanların hafızalarını silebilir mi bir mülk sahibi? Aslen ne bizim, ne mülkümüzün sahibi olan devlet, nerede yaşayacağımıza, nerede yiyeceğimize, nerede içeceğimize (veya içmeyeceğimize), ne konuşacağımıza ne kadar yaksa yıksa da karar verebilir mi? Söz geçirebilir mi? … Okumaya devam et İmkânsız Uzamdaki İzlerimiz

Her resim kendimize tuttuğumuz bir ayna

Homage to Van Gogh “Eğer Leonardo da Vinci, Mona Lisa tablosunun altına şöyle yazsaydı ona nasıl değer verebilirdik? “Hanımefendi gülümsüyor; çünkü sevgilisinden sakladığı bir sır var.” Bu izleyiciyi gerçeğe zincirlerdi ve ben bunun 2001’e (Space Odyssey) olmasını istemiyorum,” der Stanley Kubrick. Kubrick’e göre sanatın özelliği, çok anlamlılığıdır. Önemli olan, bir eserde herkesin kendinden bulabileceği bir şeyler olmasıdır. Sanata tek bir anlam yüklersen, tek bir yargıya … Okumaya devam et Her resim kendimize tuttuğumuz bir ayna

“Birlikte” Yapılabilecek Çok Şey Var!

28 Ocak 2017’de ABD’nin yeni başkanı Donald Trump, ülkelerindeki savaştan, felaketten kaçan Suriyeli mültecilerin ABD’ye girişini “ikinci bir emre kadar” durdurdu. Trump ayrıca nüfuslarının çoğunluğu Müslüman olan ve aralarında Irak, Suriye, İran, Libya, Sudan, Somali ve Yemen olan 7 ülkenin vatandaşlarına 3 aylık vize kısıtlaması getirdi. Bu ülkelerin vatandaşları, bu süre içinde ABD vizesi alamayacak ve “Yabancı teröristlerin ABD’ye girişinden ülkeyi korumak” başlıklı kararname ile birlikte … Okumaya devam et “Birlikte” Yapılabilecek Çok Şey Var!

Haftanın Sergileri: 23-29 Ocak 2017

Yonca Karakaş, Şeylerin Anatomisi  //  Pg Art Gallery John Locke’a göre insan zihni dünyaya ‘tabula rasa’ yani boş bir levha olarak gelir. Zamanla öğrenilen bilgi bu levha üzerine işlenir. Aslında edinilen her bilgi zihnin tüm özgürlüğünü elinden alır. Özgür zihin zamanla belirli dogmalara sahip olarak özgürlüğünü tamamen yitirir ve bu yitiriliş sürecini hiçbir zaman kavrayamaz. Varoluş çabası içerisinde olan insanın en büyük sorunu, zamanla etrafını … Okumaya devam et Haftanın Sergileri: 23-29 Ocak 2017

Ne çirkin bir kedi!

Tenin pürüzsüz olsun, saçın mümkünse “ahenkle dans etsin” en kötü parlasın, zinhar makyajsız, manikürsüz insan içine çıkma, güzel yürü, güzel konuş, aşırılığa kaçma ama yine de çok komik ol. Bacakların uzun, saçın sarı, dudakların dolgun, gözlerin renkli, yağ oranın %2 filan olsun. İşe git ama sinirlenme, hep aşırı anlayışlı bir tatlış ol; spor yap ama terleme. Tabii ki de modayı takip et; hep bir film … Okumaya devam et Ne çirkin bir kedi!

Kağıt Kesiklerinden Hikayelerin Anlatıcısı: Serkan Yüksel

“Sen bu sergiyi kesin yazacaksın!” Bu zamana kadar birkaç sergide, yanımdaki arkadaşlarım bir anda dönüp de böyle demiştir bana. Sergideki ruh, hikaye, işlere bakarkenki hevesim, beni tanıyanların beni o sergiyle aramdaki hemen kuruluveren bağı anlamaları için yeter. Bazı sergilerin yeri bende arkadaşlarımın da anladığı gibi, çok farklıdır. Kendisinin işleriyle ilk tanıştığım, Serkan Yüksel’in C.A.M Gallery’deki Uykudan Önce sergisi de işte bu farklı sergilerden biriydi. Birinin … Okumaya devam et Kağıt Kesiklerinden Hikayelerin Anlatıcısı: Serkan Yüksel

Üstünde Ne Var? Aklından Neler Geçiyor?

Gece yataktasınız, uykuyla uyanıklık arası bir moddasınız, bilinciniz açık ama bir türlü kontrol edemiyorsunuz. Kafanızdan bir sürü sürü, bir sürü sürü alakasız düşünceler, olaylar geçiyor. Öyle kendi kendine olay çözme ya da kavga etme hali değil; tamamen o ara hayatınızda ne varsa fikirlerin yarı bilinçli yarı bilinçsiz kafadan şelale gibi akması. Ya uyanayım ya da yeter artık uykuya dalayım diyorsunuz, yok o da olmuyor. Onun … Okumaya devam et Üstünde Ne Var? Aklından Neler Geçiyor?

Gri Duvarlardan Rengarenk Resimlere: Decolife

Sao Paolo’nun kırsal kesiminde doğup büyüyen ve çocukluğundan beri resim yapan Andre, nam-ı diğer Decolife, 19 yaşında kendini belediyenin ceza sebebiyle kendi yaptığı rengarenk grafitilerini gri duvar boyasıyla boyarken buluyor. İlk resmini 15 yaşındayken satan, 16 yaşındayken resim ve grafiti yapabilmek için kanvas ve sprey masraflarını karşılayabilmek adına elektrik meslek okuluna gidip elektrikçilik yapmaya başlayan Andre için 2010 yılında aldığı bu belediye cezası, önemli bir … Okumaya devam et Gri Duvarlardan Rengarenk Resimlere: Decolife