2015’in En Keyifli 10 Sergisi

Grayson Perry – Küçük Farklılıkların Kibri, Pera Müzesi Sınıf ve kimlik, Perry’e göre yanımızda taşıdığımız, ağırlığı olmayan, görünmeyen bir sırt çantası. Perry’nin sözleriyle; ”İnsanlar bir şeyden “hoşlandıklarını” söylediklerinde ne kastederler? Bu nasıl gelişti? Maddi kültürle ilgili tercihlerimizde, çevremizdeki şeylerde, bütün hayatımızı ve bütün bağlılıklarımızı –dinsel, toplumsal, finansal, istemsel– uygularız. Bundaki kaçınılmaz dram hoşuma gidiyor.” https://irmakozer.com/2015/08/28/kucuk-farkliliklarin-kibri-esya-senin-tabiatin-oldu-mu/…

Nerden Geldi Bu Kadınlar?: SALT 1980’ler ile Türkiye’de Kadınlar

Sevgilinizle evdesiniz, komşularınız zina yapıyor diye şikayette bulundu. Oysa ikiniz de bekarsınız ve dolayısıyla zina diye bir durum söz konusu olamaz. Ne olacak? Zina bile söz konusu olsa, ancak ilgililerin, yani eşin şikayeti üzerine işlem (suçüstü) yapılabilir. Burada yalnızca fuhuş yapılıyor. Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun aynen ifadesiyle: “menfaat kastiyle kendilerini başkalarının zevkine terk edenler”…

Salt’ta Şehirli Koloniler: Yazlık Çok Güzel Ama Kalabalık Bunaltıyor Şekerim

11 Eylül 2014 Bütün yıl beklenen en keyifli, en güzel aylar… O mevsim başı eve ayak basılan ilk günün hafif rutubet kokusu, ailenin toplanması, kap deniz sandalyeni, yürü plaja. Yazlık… Salt Beyoğlu’nda, bu sonbahar. Yaz tatilinin ilk günü Çeşme’de yazlıkta kumsaldayım, denizden yeni çıkmışım, elimde güzel bir roman, içimde bir ferahlık. Daha iyisi olamaz… Hayatta…

Pikselli İsyanlar: Suriye, Gezi ve Lübnan / SALT’ta Rabih Mroué Sergisi

26 Mayıs 2014 Yüksek lisansımı dünyaca ünlü bir okulda yapma şansım oldu. Hazır böyle bir okula gelmişken siyasal bilimlerin ünlü birkaç hocasından ders almayı kovalıyorum. Bir nevi akademik ‘celebrity’ peşindeyim. Okul dünyaca ünlü ama ben turist kafasıyla souvenir peşindeyim adeta. Bu şekilde yer kovaladığım derslerden biri de üstelik de çok sevdiğim konulardan milliyetçilik üzerine. Neyse…

Peki bizi kim arşivleyecek?

26.02.2014 90’larda çocuktuk biz, dolayısıyla hatırlarız bastırılan fotoğrafları, günlük tutmaları, defter- kalemi. Üniversitedeyken ajandalarım vardı, bayağı bayağı da yazardım, şu gün şuraya gidilecek, bugün şu aranacak “unutma!” Şimdi resmen savaş veriyorum bir ajanda tutabilmek için. Bu nostalji uğruna arkadaşlarım benimle dalga geçiyorlar, direnme diye. Çünkü zaten tüm toplantılarım, notlarım e-mailimde var. Ama işte derdim o…