Hayat Bir Masal Değildir!: Banksy’nin Moral Bozan Parkı Dismaland

“Bu etkinlik, yetişkinlere yönelik rahatsız edici görüntüler, aşırı aydınlatma, duman efektleri ve küfür içerir. Bıçaklar, sprey boyalar, yasadışı uyuşturucular ve Walt Disney kurumunun avukatlarının parka girmesi kesinlikle yasaktır.”

Yüzünü hiç görmediğimiz ama adını çokça duyduğumuz sansasyonel işleriyle anılan ünlü İngiliz sokak sanatçısı Banksy, bu kez mutluluklar ve hayaller ülkesi Disney dünyasına fena bir gönderme yaparak kendi kurduğu Mutsuzluklar ülkesi, Dismaland ile ortalığı sallıyor. Eğlence (amusement) parkı olan Disneyland’in aksine Dismaland, (görüşüne bakılırsa oldukça da sert) bir sersemletme (bemusement) parkı.

Banksy’nin ne dersek diyelim herkesin bir kez de olsa gitmek istediği Disneyland ile meselesi, Disneyland’in acımasız gerçek dünyayı dışarıda bırakarak insanları toz pembe bir masal dünyasına davet etmesi ve başkalarına acı çektiren, dünyaya zarar veren gerçeklere karşı onları kör hale getirmesi.“Hayat bir masal değildir!” sloganlanın duvarlarında yer aldığı Dismaland’in tanıtımında da Disneyland yine payını alıyor: “Ailenizle dışarıda geçireceğiniz sıradan, ruhsuz ama şekerleme tadında sunulan banalliğine bir alternatif mi arıyorsanız? … Eğer öyleyse, burası tam size göre; kafasız gerçeklerden kaçış masallarından kaçabileceğiniz, yeni kaotik bir dünya!”

Banksy, aslında Disneyland ve yarattığı pek tatlı dünyaya uzun süredir takık. Sanatçı, 2006’da Disneyland’e girerek Guetamala mahkumu gibi giydirdiği bir kuklayı Disneyland’deki eğlence trenlerinin geçtiği bir noktaya bırakarak bir güvenlik krizi yaratmıştı.

Birleşik Krallık’ın en moral bozucu yeni ziyaretçi noktası

Şimdilerde her yerde haberlerini okuyabileceğiniz Dismaland projesi, büyük bir gizlilikle inşaa edilmiş. İngiltere’de Weston-super-Mare’de terk edilmiş bir havuz kompleksine kurulan alanda çalışmalar sürerken, orada yaşayan halka, Atlas Productions adlı bir yapım şirketinin Grey Fox diye bir film çektiği için alanın kullanıldığı söylenmiş. Hatta internete yalandan bir senaryo özeti bile konulmuş. Fakat Mike Ross’un Big Rig Jig heykeli göğe doğru uzanmaya başlayınca, yöre halkı birşeyler döndüğünden şüphelenmiş ve Instagram’da Banksy’nin yeni projesinin yeri ile ilgili dedikodular çıkmaya başlamış. Ve sonunda geçen hafta, meraklıları strese sokacak kadar kısa bir süre olan 36 gün kadar açık kalmak üzere park açılmış. Banksy’nin kendisine ait 10 iş bulunan parkta Banksy’nin davet teklifini reddeden 2 sanatçı hariç 50’den fazla sanatçının işleri parkta konumlanmış.

Günde 4.000 bilet satan parkın biletlerinin satışa çıktığı ilk gün Dismaland sitesi çökmüş ve parkın önünde metrelerce uzayan bir kuyruk oluşmuş. Banksy, bilet sıkıntısının da Dismaland’in sunduğu heves kıran, moral bozan deneyiminin bir parçası olduğunu söylüyor. Eminim İngiltere’nin o iç kapayıcı, yağmurlu havası da “moral bozan deneyim”e oldukça katkı sağlıyordur.

Bir sanat, eğlence ve başlangıç seviyesi anarşizm festivali

Dismaland’in bilet çilesini çekerek bu eşsiz deneyimin ilk adımını aştığınızda, sizi içeride neler bekliyor? Aranızda Türk pasaportuyla gıcık bir Avrupa ülkesine veya Amerika’ya giren var mı? Dismaland ziyaretçileri, biz Orta Doğuluların yaşadığı güvenlik çilesini Dismaland’de para vererek yaşama şansına eriyorlar! Sanatçı Bill Barminski’nin kartonlardan yarattığı sahte güvenlik kontrolüne giren ziyaretçiler, park görevlileri tarafından bir güzel azarlanıyorlarmış.

Eğlence eğlence eğlence!

Güvenlik kontrolünde azarı yiyen ziyaretçileri içeride birbirinden renksiz etkinlinler bekliyor. Örneğin; petrol savaşlarına gönderme yapan golf oyununu oynayabilir, cep harçlığından daha fazlasına ihtiyacı olan çocuklar %5000 faizle borç alma keyfini yaşayabilirler.

Peki ya İngiltere’nin Hacivat Karagöz’ü olan ve sürekli karısını dövdüğü için çok komik bulunan tarihi kukla gösterisi Punch&Judy’nin Julie Burchill tarafından günümüze uyarlanmış Grinin Elli Tonu versiyonunu izlemeye ne dersiniz? Kadınların bu gösteriye bayılmaması mümkün değil!

Banksy’nin mülteci botlarını Akdeniz’in çetin sularında yüzdürmek, 5 Sterlin karşılığında otobüs duraklarının camlarını kırarak reklam posterlerini istediğiniz propaganda posteri ile değiştirebilmek ve yüzünüz yerine kafanızın arkasının karakalem çalışmasını satın alabilmek de cabası!

Bir Dismaland olarak Türkiye

Kendim de dahil olmak üzere eminim bir çok Türkiyeli sanatsever, Dismaland’de moralleri bozmak için ölüp bitiyordur. Halbuki, süpriz! Biz gerçek bir Dismaland’de yaşıyoruz. Bir karşılaştırma yapalım mı?

Her gün huzursuz ve kötü haberlerle uyanıyoruz mesela. Alışveriş merkezine bile girerken güvenlikten geçiyoruz. Yaşasın, Kuzey İrlanda’da isyana karşı sokaklara konumlandıran, Dismaland’de kaydırak takılan polis tanklarından bizde de var! Gezi sırasında devrilmiş, renklendirilmiş belediye otobüsümüz bile vardı…

Dismaland’e gidemeyenler için alternatif İstanbul:

Orada polis tankından kaydırak, burada ele geçirilmiş otobüsten kütüphane…

En ses getiren çalışmalardan, Jimmy Cauty’nin sivil itaatsizlik sonrasını canlandıran polisler ve ışıklandırmalarla dolu model kasabası da Gezi sırası ve sonrası İstanbul’u hatırlatıyor. Sokaklarda tomalar, polis otobüsleri ve biber gazı ve sudan kalanlar… Az insan, bol polis.

Daha da fenası mı istiyorsunuz? Sokaklarda yaşayan Suriyeli mülteciler. Özellikle Ege kıyılarımızda Yunanistan’a bırakıyoruz diye bırakılan, hayal kırıklığının dibini yaşayan, hayatları, aileleri paramparça insanlar… Banksy de botlarını yapmış, Dismaland’e koymuş. Daha ne istiyoruz bilmiyorum. Global adaletsizlikte örnek ülkeymişiz, kendi Dismaland’imizde yaşıyormuşuz meğer…

Biraz da Banksy’nin gerçeklerinden bahsedelim mi?

Dismaland’in yarattığı merak ve hayranlık bir yana, Dismaland’i de eleştirenler de yok değil. Banksy’nin popülist mesajlar veren bir şovmen olduğunu ve işlerinin derinlikli olmadığını söyleyen bazı eleştirmenler, sanatçının hep aynı “sıkıcı” mesajları verdiğini iddia ediyorlar. Banksy gibi büyük kitlelere ulaşma başarısı gösteren bir sanatçının dünyadaki adaletsizlikler ile ilgili “sıkıcı” mesajları ne kadar verse bile yeterli olmayacağını görmek, rahat eleştirmen koltuklarından zor oluyor sanırım.

Yine de Banksy’nin populist, işini bilen bir şovmen olduğunu inkar edemeyiz. Banksy’nin halktan bir İngiliz’in İngiltere Başbakanı David Cameron’ı beyaz şarap içerken bir perde gibi ittiği eleştirel bir işi Dismaland’de yerini bulmuş mesela. Aynı işin altında, açılış günü patlatılan şampanyaları içen gerçek Hollywood yıldızları da yerlerini bulmuş tabii. Moral bozucu Dismaland’in moral bozucu derecede kabarık fiyatlı sanat eserlerini sıradan insanlar alacak değildi herhalde! Bu konuyla ilgili en iyi yorumu İngiliz The Economist dergisi yaparak konuya son noktayı koymuş: 21. yüzyıl İngiltere’sinde anarşistler bile şampanya sosyetesine dahil!

O halde biz gerçek Dismaland sakinleri ne yapalım? Haydi Prosecco kadehleri havaya: Cheers art lovers!

http://banksy.co.uk/

http://www.theguardian.com/artanddesign/2015/aug/20/banksy-dismaland-amusements-anarchism-weston-super-mare

http://www.economist.com/blogs/prospero/2015/08/anti-establishment-art

http://www.themagger.com/dismaland-banksy/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s