İlham veren istisna: Hagop Ayvaz ve Kulis’i

Kendimden biraz sıkıldım bu ara. Önce yapmayı planlayıp iptal etmek zorunda kaldıklarımın listesine takıntılıydım; sonra baktım ki uzunca bir süre plan yapmak bile manasız, bu sefer de geçmişe takıldım. Geçen sene şuradaydım, iki sene önce şöyle geziyor, böyle eğleniyordum, bak beş sene önceki fotoğrafa; kalabalıklardaydık, özgürdük… Bir kere güzel günleri gördün mü, yaşadığın hayatın kalitesi…

Geleceğini kendin doku

(Zil sesi) Robotik meditasyon seansına hoş geldin. Zihnini robotik ve kusursuz olması için eğit. Sesimin tınısına kulak ver. Meditasyon koltuğuna yerleş. Bedeninin boşlukta dinlendiğini hisset. Nefes al.” Eda Sütunç’un Sanatorium’da devam eden Gelecek Tezgahları sergisinde sizi bir araç koltuğuna oturtarak “robotik meditasyon”a davet eden “Aklımda hiçbir düşünce yok kalbimde hiçbir duygu yok” işi, işte bu…

Ekin Bernay ile Zamanı Belgelerken…

İstemek bizim ata sporumuz. Ağaca çaput bağlar, isteriz. Türbeye gider, isteriz. Kahvemizi içer, fincanı tabağa ters çevirir, isteriz. Bahar gelince ateş yakar, üzerinden atlar, yine isteriz.  İstanbul’da her ayın birinde her dinden insan, Unkapanı’nda bir kilisenin önünde kilometrelerce kuyruk yapar, sadece ve sadece istemek için. Bu kadar isteyen insanlarken durup kendimize hakikaten “Ne istiyorsun?” diye…

Urla’da Kültürel Halka Tamamlanıyor

2000 adet “çok Instragram-lanabilir” (ben demiyorum, Artnet diyor) sanat eseri, 140 milyon dolarlık özel tasarım bir bina; işte size Los Angeles’ın ortasında Eli ve Edythe Broad’un özel koleksiyonun sergilendiği The Broad çağdaş sanat müzesi… Son dönemde sanat tarihçiler ve sanat eleştirmenleri değişen finansal konjonktür ve bunun getirdiği piyasa koşulları ile, sanat tarihinde yer alması gereken…

Kültür.Sanat.Sanatçı.Sergi.VAR.

“Kendi sanat üretimini yaparken komşusundan bir fincan kahve yanında biraz da ilham alan; ihtiyacı olanı bir telefon değil, karşı pencere kadar yakında bulan; bir arada yaşarken birlik olmayı deneyimleyen sanatçılar Darağaç. Duvarlarında resimler, kapısının önünde oturan komşular ve sokaklarında oynayan çocuklar; üreten sanatçı ve ustaların günlük telaşı ile mahalle, bize her daim iyi gelen, geçmişten…

Büstümü yapsan önemli olur muyum?

Herakleitos‘un evrende değişmeyen ve aynı kalan hiçbir şey olmadığı ve her şeyin aktığı öğretisinden yola çıkan Platon, buna göre bizim gerçek, bilgi olarak algıladıklarımızın göreceli; gerçek bilginin, yani “idea”nın evrenin dışında bir yerde olduğu tezini öne sürmüştür. İdealar zamandan ve mekandan bağımsızdır. Çok basit olarak; bana “masa” dendiğinde aklıma gelen görsel ile sana “masa” dendiğinde…

Zor zamanda, Gaipten Sesler

Kafanız bilinmezlerde yüzdüğümüz bu zamanlarda karışıksa, bilin ki yalnız değilsiniz. Birbirimize itiraf edemediğimiz, koşturma içinde olduğumuz, gelecekten “emin” olduğumuz zamanlarda sakladığımız kaygılarımızda da yalnız değildik… Gülfem Kessler’in C.A.M. Gallery’deki Gaipten Sesler sergisi, hazır durup soluklanmışken aslında sorun olmayan sorunların ötesine bakabilmeyi ve bize biçilen rollerin arkasına saklanan ruhları fark edip sevmeyi öneriyor. Geçtiğimiz aylarda Açık…

Baksı Müzesi: İnsanın dünyaya anlam katma çabası

En çok görmek, deneyimini yaşamak istediğim yerlerden biri Baksı Müzesi. Bugün, yarın… Derken işte bak, kapınıverdi dünya. Dünya kapansa da Baksı Müzesi hep yerinde. 20 yıldır… Tek başına, Anadolu’nun bir tepesinde, çevresine dostlarını, meraklılarını, halkını toplamış. İnanmış, özenmiş, kafa yormuş, çaba sarf etmiş, yılmamış. Bugün herkesin yarın için endişelendiği bir ortamda, bir korkusu yok kurucusu…

Birlikte, her koşulda mutlu

“Bazen bana soruyorlar; neden bu kadar mutlusun? Sabah kalktığında o şaşırma faslı ne? Açıklamaya çalışayım… Her sabah yaşadığımız şey; Doğum. İsteklerimizi gerçekleştirebileceğimiz, yepyeni bir dünyaya uyanış. Biz uyurken dünyaya bir göktaşı çarpmamış, uykumuzda bize felç gelmemiş. Nefes alabiliyoruz. Bu müthiş bir ayrıcalık. O gün ne istersek yapabiliriz. Sevgilime bakıyorum, nefes alıyor. Eğilip öpüyorum, yüzünde belli…

Gerçeklik-sonrası, cesaret öncesi: Soytarılar ve Melekler

İpek Duben hakkında yazı yazmakla elbet boyumdan büyük bir işe kalkıştığımın farkındaydım… 1941 İstanbul doğumlu sanatçı, 60’larda öğrenip görüp sonra bir süre yaşadığı ABD’den 70’lerin sonuna doğru Türkiye’ye döndüğünde geleneksel olan ile modern zihniyetin bileşiminin kendi kimliğindeki varlığını ifade eden bir resim dili arayışı içindeydi. Duben ileriki yıllarda bir kadın sanatçı olarak sanat ortamına ismini…