Ruhunu kağıda döken Ferhat Salman

Mardin Bienali’ni gezmek için şehre ayak bastığım ilk gün, hemen bienali gezmeye başlamayayım, önce kafamda bir plan yapayım diye sakin sakin düşünerek yolda yürüyordum. Cadde üzerinde bir bienal afişi görüp içeriye kafamı uzatmam ve tükenmez kalemle bir defterden koparılmış bir kağıt üzerine yazılmış “Ferhat Salman Atölyesi” yazısını girip atölyenin merdivenlerinden paldır küldür aşağı inmem bir oldu. Bienalin en merak ettiğim sanatçılarından Ferhat Salman’ın atölyesine büyük … Okumaya devam et Ruhunu kağıda döken Ferhat Salman

Uzo-mezeden daha fazlası: Atina’da kültür-sanat

Atina her zaman iyi bir fikir. Yakın, hem bize benzer hem farklı, yemekleri güzel, havası güzel, insanları rahat; 50 dakika uç ve birkaç gün geçir, kafanı dağıt, dön. İlk gittiğimde başkentten çok yazlık kasabaya benzettiğim, 2009’da 1 sene yaşadığım ve ondan sonra da her sene mutlaka gittiğim, gidip geldikçe de daha çok sevdiğim bir şehir oldu Atina. Kaç kere gitsem de Akropolis’in eteklerindeki Atina’nın ilk … Okumaya devam et Uzo-mezeden daha fazlası: Atina’da kültür-sanat

İnsanı başka bir dünyaya götüren Mardin Bienali

İnsanın kendine basit soruları tekrardan sorması iyidir. 10 yaşında kendine sorduğun soruyu 30 yaşında tekrar sorduğunda, bazen cevaplar aynı yalınlıktadır, bazen de hayatta aldığın yolu kendine hissettirir. “Sanatı neden seviyorum?” sorusu bana bu yolu hissettiren sorulardan. Evet estetik, evet yaratıcı, evet farklı pencereler açan bir araç sanat. Ama artık bana en çok dokunan tarafı, bana yaşattığı hissiyat. Küçükken çevreye ve hayata saf saf bakarken, büyüdükçe … Okumaya devam et İnsanı başka bir dünyaya götüren Mardin Bienali

Kendi tarihlerini mimari ile yazan kadınlar

İç mimar ve sanatçı Ahmet Rüstem Ekici, mimar kimliği ile çocukluk deneyimlerini ve tarih okumalarını birleştiriyor; Mayıs ayında Antonina Sanat Galerisi’nde yer alacağı karma sergide sunacağı Gynaeceum serisinde kadınların tarih boyunca izlerini bırakmak için araç olarak mimari yapıları kullanmalarını konu ediniyor. Hatırlıyorum bir dönem Ann Chamberlin’in Safiye Sultan roman serisi acayip meşhurdu. Kitap okuyan, okumayan birçok insan Osmanlı Sarayı’ndaki kadın hikayelerini merak ettiği için bu … Okumaya devam et Kendi tarihlerini mimari ile yazan kadınlar

Beklenmedik Sanat Şehri: Brüksel

Ankara için ne derler bilirsiniz; “Ankara’nın İstanbul’a dönüşü güzel!” Birçok Avrupalı için Brüksel’in yarattığı hissiyat da budur. Fransız ve Flaman toplulukların arasında kalan Brüksel merkezli Belçika hükümeti hep bir kimlik krizindedir, bürokrasi Avrupa standartlarına göre çok yavaştır, işler yürümez… Hem Avrupa Birliği’nin hem NATO’nun merkezi, expatlar ve AB memurları şehri Brüksel’in olumlu taraflarından biri, diğer Avrupalı çalışanların ülkelerine bir hızlı trenle birkaç saatte ulaşabilecek olmalarıdır. … Okumaya devam et Beklenmedik Sanat Şehri: Brüksel

Art50 Kadınlar Günü Röportaj Serisi – Ece Gauer: Hakikatse Aranan…

Bazı inanışlarda genç ruhlar ve yaşlı (bilge ruhlar) vardır. Genç ruhlar, dünyayı keşfetmeye çalışırlar; oradan oraya koşarlar, sabırsızdırlar, denerler yanılırlar, bazen duvarlara çarparlar. Onlara sorduğunuz soruların cevaplarını hızlı alırsınız; çok düşünmezler çoğu zaman. Hayat onlara zamanla daha uzun düşünmeyi öğretir. Ece Gauer’i kişisel olarak tanımıyorum; bir tek bu röportaj var elimde, bir de bildiğim genç yaşı. İşleri, verdiği cevaplar, bana Ece Gauer’in dünyaya tekrar gelmiş, … Okumaya devam et Art50 Kadınlar Günü Röportaj Serisi – Ece Gauer: Hakikatse Aranan…

The Contemporary Flood

 Carbon Dioxide ­ 407.61 parts per million Global Temperature ­ 1.8 °F since 1880 Arctic Ice Minimum ¯ 13.2 percent per decade Land Ice ¯ 286.0 gigatonnes per year Sea Level ­ 3.2 millimeters per year[1] I am stuck with waste these days. Why don’t we recycle? Why? People at my office prefer consuming water from 0.5 liter plastic bottles rather than glass bottles or … Okumaya devam et The Contemporary Flood

Art50 Kadınlar Günü Röportaj Serisi – Merve Dündar ile Kimlikler Üzerine

İngiliz filozof Jeremy Bentham, 18. yüzyılın sonlarına doğru “panoptikon“ adını verdiği bir hapishane binası tasarlar. Mahkumlar (pan), bu köşeli binanın ortasında kurulmuş gözetleme kulesinden tek bir kişi tarafından izlenebilmektedir (opticon); çünkü kuleden tüm hücreler görünmekte ama hücrelerdekiler kuledeki kişiyi görememektedir. Tek bir adamın bütün hücreleri aynı anda izlemesi mümkün olmasa da mahkumlar bu tasarımla sürekli izlenebilecekleri hissiyatıyla davranışlarını değiştirirler. Kimi rivayetlere göre panoptikon adı, Yunan … Okumaya devam et Art50 Kadınlar Günü Röportaj Serisi – Merve Dündar ile Kimlikler Üzerine

İstanbul Modern’i kurulduğu binasında ziyaret etmek için son hafta!

Sizde yer eden İstanbul Modern sergileri, Sanatçı ve Zamanı‘nı ilk gördüğünüz zamanların nostaljisini yapmak için son günler, çünkü İstanbul Modern, 2004 yılında kurulduğu Karaköy 4 numaralı Antrepo’daki binasından haftaya taşınıyor. 14 yıldır bol bol ayak bastığımız o keyifli manzaralı, tanıdığımız binada faaliyetlerini sürdüren İstanbul Modern, Galataport projesi kapsamında yeni bir binaya kavuşmak üzere geçici bir süre için Karaköy’den ayrılıyor. Müzenin ziyarete kapanış tarihi 18 Mart Pazar günü olarak belirlendi. Müzenin … Okumaya devam et İstanbul Modern’i kurulduğu binasında ziyaret etmek için son hafta!

İnsanlığın ham maddesi aranıyor. İhtiyaç: Sen

Kaç kişi evinde kendi kendine dans ediyor? Kaç kişi zaman zaman işe güce, ona buna, siniri bozulduğunda güzel canını sıkmaya değmediğini, aslolanın huzur, mutluluk olduğunu düşünüyor? Kaç kişi yemediği yemekleri çöpe atarken o yemeğe ihtiyacı olan diğer insanları aklına getiriyor? Şehirlerde koşturuyoruz; iş, sosyal hayat, aile, diğer sorumluluklar derken sıkışıyoruz. Bazen daralıyoruz, boğuluyoruz. Birbirimizden çok farklı insanlar olduğumuzu düşünüyoruz; birbirmizi anlamadığımızı, bazen kimsenin bizi anlamadığını … Okumaya devam et İnsanlığın ham maddesi aranıyor. İhtiyaç: Sen