Damien Hirst’s gigantic uteruses are a bold correction to shocking ignorance

@HannahClugston‘ın The Guardian‘daki yazısı ve Katar’da 11’er metrelik 14 rahim heykelinin yükselişi Why the outrage? Hirst’s sculptures of uteruses for Qatar are a rare celebration of women’s bodies – vividly quashing art’s tendency to sanitise birth As a child, I remember asking my mum where babies came from. Whatever she said left me with the distinct impression that it involved her eating some sort of … Okumaya devam et Damien Hirst’s gigantic uteruses are a bold correction to shocking ignorance

Feministim dersem kısmetim kapanır mı anne?

Geçen gün yelkenlide yarış antrenmanı yapıyoruz, hava artık hafifçe soğuk, bir hafta sonra donarak yağmur altında yarış yapma ihtimalimizden bahsediyoruz. Teknenin içinde oradan oraya atlıyor, vinçle halat çekiyoruz. Tekne rüzgarı almış giderken tekneyi dengede tutmak için teknenin eğildiği tarafın tersine ağırlık yaparak uzun süre yol alıyoruz. Bu süre içinde başlarımız denize doğru eğik muhabbet ediyoruz. Son dönemdeki filmlerden bahsediyoruz. Müslüm filminde kadına şiddet olduğunu duyduğum … Okumaya devam et Feministim dersem kısmetim kapanır mı anne?

Bir Küratör Yazısı: İkinci Sınıf Tanrının Çocukları…

irmakozer.com’un konuk yazarı Ezgi Özsan’dan yeni yazı… Yaz sıcağında erimiş asfaltın yapışmasından kendini var eden doğal bir sandaletim var. Çoğu kez sıcağa zerre kadar tahammül edemeyen insanların, cömert ve muntazam bir pasta gibi, arabalarındaki gölgeliklerini indirişlerini izliyorum… Malum, doğduğum andan itibaren başkalarına muhtaç sıfatlardan biri de bana biçilmiş bir kaftan gibi giydirildi… Öyle gürül gürül bir kaftan ki bu; ne enine çizgileri, ne şatafatlı yegane … Okumaya devam et Bir Küratör Yazısı: İkinci Sınıf Tanrının Çocukları…

Benimle tek gecelik sergiye var mısın?

Otelde tek gecelik sergi, cepte sergi, filmlerde gördüğümüz gibi sanat üretme karşılığı barınak bulma… Buhranlar, yollar, hikayeler… Sanatçılarla röportaj, genelde sergileri olduğu zaman, onları tanıtmak için yapılır. Erin İlkcan Aslan’ın şu an bir sergisi yok. Planı da yok. Onun “şimdi”si var. Kendisi yollarda ve biz, o yollardan birinde karşılaştık ve sohbet ettik, Erin kendini anlattı. Çünkü hayat böyle olmalı… Plansız, hesapsız, rastgele… Güzel! Ankara’da bir … Okumaya devam et Benimle tek gecelik sergiye var mısın?

Bir küratör yazısı: “Dünya’daki her şeyi; bir tablonun, bir kitabın, bir yüreğin içine girebilmek için yaşadım…”

irmakozer.com’a bir süredir uğrayan tatlı konuğum, küratör Ezgi Özsan, bloğa arkadaşlığımızı düşünerek de yazdığını söylediği son yazısıyla veda ediyor… Ezgi’nin yazılarına artık Great Art İstanbul’un yeni web sitesinden ulaşabilirsiniz! Kaç vakit geçti üzerinden, pek evvelinden değildir, yakın bir tarihten… Bu sözcüklerin yazılı olduğu bir sütunla iki mavinin birleştiği bir deniz kenarında uzun uzadıya oturdum. Geriye kalan her şey yukarıya yükseleceği yerde aşağıya doğru başladı sarkmaya… … Okumaya devam et Bir küratör yazısı: “Dünya’daki her şeyi; bir tablonun, bir kitabın, bir yüreğin içine girebilmek için yaşadım…”

Utku Dervent’ten iç gözlemler

Utku Dervent ile bir önceki sergisi Oto-Portre üzerine söyleşi yapmak üzerine buluştuğumda, karşıma derya deniz sanat, felsefe, edebiyat bilgisi bulunan, söyledikleri, yaptıkları üzerine uzun süre kafa yoran, ortaya koyduğu her detayın bir sebebi, anlamı olan bir üniversite hocası çıkmıştı. Utku Dervent eserlerini anlatırken aslında geniş görsel sanatlar, müzik, edebiyat, felsefe dağarcığını paylaşıyor; biz de bu okyanustan eserler halinde küçük su birikintilerinden yararlanabiliyoruz diye düşünmüştüm. Karşısında … Okumaya devam et Utku Dervent’ten iç gözlemler

Evren Erol’dan keşif alanları

Bu aralar Datça’nın dingin ve ilham veren havasında üretimine devam eden İstanbullu sanatçı Evren Erol, 5. kişisel sergisini bu ay New York’ta açacak. Evren Erol ile bugüne kadarki üretimini ve Arsham/Fieg Gallery‘de açacağı sergiyi ve yeni projelerini konuştuk. İçinde yer alanların çok iyi bildiği üzere, kurumsal profesyonel dünya bireyin kendisini sadece profesyonel olarak geliştirmesini değil, “kişisel” olarak da “geliştirmesini” ister. Yani; bir mimarsan daha iyi … Okumaya devam et Evren Erol’dan keşif alanları

Bir küratör yazısı: Yağmura karşın bir tentenin altında bir arada kalabilme sanatına… Annelere…

Küratör Ezgi Özsan’ın blog konukluğu devam ediyor. Ezgi bu hafta Cumartesi Anneleri ile ilgili bir yazı kaleme aldı… Düştekine benzer, sofralara oturulduğunda insanların aralarında gelişen bir anlaşma sonucunda elleri hareketsiz, sakin, heykele dönüşebilen bir kent düşlüyorum pek çok kereler. Kent, her arzunun mutlaka yaşanması gerektiği gibi olmayan, insanın bütünün ufak bir zerresi olduğunu düşündürse dahi, ardından evine döndüğünde halının altına itelemek, uzun beyaz bir perdeyi … Okumaya devam et Bir küratör yazısı: Yağmura karşın bir tentenin altında bir arada kalabilme sanatına… Annelere…

Olmayan İmparatorlukların Hayranları

“Ceddin deden, neslin baban Hep/en kahraman Türk milleti…” “Ankara Büyükşehir Belediyesi mehter takımının yöneticisi, 2007’de şöyle demiş: “Mehter takımına girmek isteyen, önce Osmanlı ruhu taşımalı, Göktürkler’den bugüne Türk tarihini bilmelidir”… Başvurularda belirli bir heybet de arıyorlar. Belediyeci “Bıyığı kifayet etmeyen arkadaşlar için” takma bıyık temin ettiklerini belirtmiş. Sayısız mehter takımının internet sitesi var, hepsi aynı makamdan çalıyor. Mehterin ta 2500 yıl öncesine dayandığını, Türklerin “tarihin … Okumaya devam et Olmayan İmparatorlukların Hayranları

Bir küratör yazısı: İnanç ve şüphe ilelebet danstalar

Avni Akmehmedoğlu: “Sadece Sen Görebilirsin”, “Kapı Aralık” ve “Scent and the City, Florence” sergilerinin küratörlüğünü yapan, yayıncılıktan girişimciliğe birçok farklı projede yer alan, bugünlerde de Türkiye’deki sanatçıları desteklemek adına kurulan Great Art Istanbul projesinde küratör ve kurucu olarak bir hayli meşgul olan küratör Ezgi Özsan, kalem aldığı yazı ile bloğa konuk oldu! İnsanların gözlerinin açık olduğu saatlerinin büyük bölümünü başka bir dünyada geçiren taraftanım. Zira, … Okumaya devam et Bir küratör yazısı: İnanç ve şüphe ilelebet danstalar