Kültür&Sanat röportaj

Ali Alışır ile sanal meseleler

Ailem telefonumu elimden bırakmadığımı söylüyor; “Yahu insanlar yazıyorlar, cevap vermeyim mi?!” diye söyleniyorum. Sabah 8 – akşam 5 yaptığım işi etik sebeplerden dolayı paylaşmadığım, sadece hobilerimi paylaştığım için “Instagram arkadaşlarım” ve pek de görmediğim eski arkadaşlarım bambaşka bir iş yaptığımı sanıyorlar. İş gezilerine 2 gün önceden gidip deli gibi sergi, müze geziyorum; hafta içi toplantıya girmeden önce Instagram’daki etkileşimin arttığını bildiğim saatlere göre paylaşım yapıyorum; iş arkadaşlarım sürekli denizdeyim, sokaktayım, ofise uğramıyorum sanıyorlar. Haftaiçi ofiste öğle tatili sırasında güncel sergilerden fotoğraf paylaşıyorum; sanki işte değilim de İstanbul sokaklarında kültür gezisi yapıyorum… Sanal dünyada sürekli gezen, spor yapan, tek derdi yazı yazmak olan bir bloggerım; gerçek hayatta her şeye yetişeceğim diye bazen yorgunluktan sefil olan, yazılarını uçakta yazan, iş gereği devlet dairelerini kapı kapı dolaşan bir beyaz yakayım. Beni her gün ofiste gören insanlar “Ne kadar da çok gezdin!” diyince pis pis gülüyorum. Onlara da, yarattığım imajıma da inanıyorum, “Daha da çok gezeceğim!” diyorum. Halbuki hepimizin izin günü sayısı aynı! Bu arada tekrar dikkat çekerim, bu konuşma esnasında yorum yapan kişiler de ben de ofisteyiz, kübiklerimizde oturuyoruz… Hakikaten ben kimim acaba?!

MELEZ RUHLAR 10

Ali Alışır, yeni sergisi Melez Ruhlar’da 21. yüzyılda teknoloji ile gelen aşırılık kavramını ve bu aşırılığın yarattığı melez ruhları fotoğraflıyor. Ali Alışır’ın işleri, insanı hep düşündüren, kendinizi, dünyayı sorgulatan işler. Sadece güzel bir fotoğrafa bakmıyorsunuz kadrajın arkasındaki Ali olunca… Yaptığı manipülasyonlar, hayatın size yaptığı manipülasyonları düşündürtüyor. Ne yapıyorum, ne hissediyorum, parçası olduğum bütün ne kadar anlamlı? İçinize dönüp düşünme ihtiyacı hissediyorsunuz.

Sanatçı, aslında 2009’dan beri sanallık hallerini sorguluyor: “Sanal Bedenler”,”Sanal Mekanlar”, “Sanal Savaşlar” ve “Sanal Manzaralar”, “Kozmos” ve şimdi de “Melez Ruhlar”. Sergileri adeta birbirlerine eklendikçe hikayeleri daha da anlam kazanan, derinleşen, kesintisiz bir seri gibi. Hem fotoğrafçılık, hem konu anlamında ilk bakışta her şey daha sadeleşiyor; görüntüler, belki de 2009’da daha az konuşulurken bugün artık hepimizin gündemine mecburen oturduğu için bizim de kafa yormaya başladığımızdan aşina olan konular… Gerçekte ise sanatsal anlamda giderek olgunlaşan bir çizgi, daha da fazla düşündüren konular var karşımızda. İlk başta toplumu sorguluyorduk; şimdi kendimizi sorguluyoruz Ali Alışır’ın sergilerinde.

Binlerce görüntü tek bir karede 

21. yüzyılda ruhlarımız tüketim kültürü ve teknoloji ile dölleniyor ve yeni bir insan formu ortaya çıkıyor, diyor sanatçı. Biz melez insanlar, kendimizi, işimizi, hobilerimizi hatta şahane (!) ailemizi, çocuklarımızı sosyal platformlarda pazarlıyoruz. Bu bir akım ve kapıldık gidiyoruz; çoğu zaman bunu niye yaptığımızı bile sorgulamıyoruz. Niye yediğim yemeği paylaşayım? Neden arkadaşlarımızla yaptığımız her etkinliği hepimiz ayrı ayrı delicesine paylaşıyoruz? Ali Alışır, sağlıksız bulduğu bu duruma yeni sergisi ile dikkat çekiyor. Gerçek ve hayal dünyası iç içe geçiyor, her şey birbirine karışıyor, beden ruh ihtiyaçları da böylece birbirine karışıyor, diyor sanatçı. Ruhlarımız sanal platformlarda yaşarken bedenlerimiz gerçek hayatları yaşıyor.

Alışır’ın Bozlu Art Project’teki son sergisine uzaktan baktığınızda karelerde balerinler olduğunu düşünebilirsiniz ama aslında bizlerin ruhları var karelerde. Evet, mesela senin eserin önünde fotoğraf çektirip az sonra Insta’ya atacak olan sevgili sanatsever… Baskıların üzerinde toz gibi, hare gibi bir tabaka daha var sanki; sanatçının fotoğrafladığı melez ruhlar, sanki size uzanıyor, çıkıp dokunacaklar gibi duruyorlar.

Eserlerdeki figürler bu modern dünyanın çekiştirmecesine, bu dijital hızın aşındırıcı kuvvetine, zamanın sürüklemesine karşı dengede durmaya çalışıyorlar, diye anlatıyor Ali. Çalışmalarda figürün anına, duygusuna ve ifadesine odaklanıyor. Konuyu anlatabilecek en iyi an, figürün duyguyu seyirciyle paylaştığı an. Dolayısıyla buna yoğunlaşıyor. Birçok görüntünün bir araya gelmesiyle oluşmuş görüntüler. Bir eser üzerinde bir haftadan beş aya kadar süre harcayabiliyor. Binlerce görüntüyü bir araya getiriyor; hiçbiri anlık görüntü değil.

MELEZ RUHLAR 03

Sergileri için Ali ile bugüne kadar yaptığım tüm röportajlarda, yazdığım yazılarda kendimi de sorguladığım süreçler geçirdim. Bu kez, sadece son sergisi özelinde değil, daha geniş bir perspektifte, bu sergiye kadar geçirdiği süreci konuştuk Ali ile. Ben bol bol düşünüp kafa yorarken, Ali de tüm samimiyetiyle sanal meselelerini detaylıca anlattı.

 “Sanal Bedenler”, ”Sanal Mekanlar”, “Sanal Savaşlar” ve “Sanal Manzaralar”, “Kozmos” ve şimdi de “Melez Ruhlar”… 2009’dan beri ortaya koyduğun tüm sergilerde  sanallık, toplumun ve bireyin dönüşümü, değişimi kavramlarına odaklandın. Bu hikayeyi bir kere daha Artisans okuyucularına senin ağzından anlatarak başlayabilir miyiz?

Bugüne kadar somuttan soyuta, maddeden manaya doğru gelişimini sürdürdüğümü düşündüğüm bir sanatsal üretim süreci içindeyim. ”Melez “Ruhlar” serisi bu sürecin belki de benim için en önemli parçası diyebilirim.

“Sanal Bedenler”, “Sanal Mekanlar”, “Sanal Savaşlar”, “Sanal Manzaralar” ve “Kozmos” sergilerimdeki üretim sürecinde bir taraftan sosyolojik ve toplumsal eleştirilerimi yaparken bir taraftan da insanlığın maddi ve manevi süreçlerini sorguladığımı farkettim.

Bundan önceki bütün sergilerimde sanki dünyadaki oluşumdan evrene oradan da kendi içime bakma sürecini yaşadım. Yani 8 yıl içindeki sergilerimle beraber gerçeklik algımda çok büyük değişimler olmuş. Öncelikle “beden”in (Sanal Bedenler) var edilmesi, o bedenin bir “mekan”la (Sanal Mekanlar) özdeşleşmesi, sonra bedenin mekanını terk edip “savaşma” (Sanal Savaşlar) sürecine girmesini, oradan da “manzaralar”a (Sanal Manzaralar) yani doğaya kendini bırakması ve son olarak geldiği ve ait olduğu yere dönmesi (Kozmos).

BRKM4686

2009’da Sanal Bedenler’i ortaya çıkaran Ali Alışır’a dönüp baktığımızda, o dönemki Ali, Melez Ruhlar’a varacağını tahmin edebilir miydi, yoksa geçen yıllar ve zamanla fikirler daha çok olgunlaşarak birbirlerini besleyerek mi yükseldiler?

Gerçek sanatın en güzel yanının, ürettiklerimizin bile bizi zamanla şaşırtması olduğunu düşünüyorum. Aynı şeyi sürekli ve iyi yapıyorsanız bir yerlerde gerçek sanat adına ters giden birşeyler var demektir.

Ben sürekli yenilenmeye ve dönüşüme inanıyorum. Hep kendimi şaşırtacak ve heyecan duyacağım yollar keşfetmeye çalıştım. Hiçbir sergimi de önceden planlamadım. Bütün sergilerim ve dönemlerim doğal süreçlerinde ortaya çıktılar. Bugün geçmişe dönüp baktığımda, tahminlerimin çok ötesinde ve dışında işler ortaya çıkarttığımı görüyorum. Hayatın kendisi de böyle değil mi zaten?

Üretim sürecini, yıllar içinde düşünsel kurgunun süreklilik meselesini çok merak ediyorum. Seni düşündüren bir konu var ve bununla alakalı bir sergi yapıyorsun ve sonra adeta sanatsal bir dizi gibi, yaklaşık 1-2 yıllık aralıklarla dizinin yanlış bir ifade değilse, giderek soyutlaşan ve derinleşen devamını izliyoruz. Örneğin, Kozmos sergini anlatırken “evrenin sürekli bir devinim içerisinde olmasını “bir an bile duraksamayan bir dans” olarak betimlemişsin, yeni sergin Melez Ruhlar’da ise dijital dünyada sıkışan bireyler, birer dansçı gibi gözüküyorlar. Bu bir tesadüf mü? Yoksa bir sergin bittiğinde, bir sonraki adımın ne olacağı zaten kafanda oturmuş oluyor mu? Bir sonraki adıma karar verme sürecin nasıl oluyor?

Sanatımda geçirdiğim süreçler hayatımın iz düşümlerini yansıtıyorlar.

Eserlerimde gittikçe derinleşen biçim ve kavramlar, yalnızca sanatsal  yeteneğimin gücünden beslenmiyor. Tam tersine, bu derinleşme hayatı kavrayış ve anlayış biçimimin zamanla şekillenmesi ile ortaya çıkıyor.

Örneğin 2009 yılında “Sanal Bedenler” sergisinde insan bedenini fiziki yapısıyla ele alırken, 2017 yılındaki “Melez Ruhlar” sergisinde  insan bedenini daha manevi yönü ile ele aldım. Bu zaman içindeki değişim, izlediğim bir yol değil, tam tersine  çıktığım bu yolda keşfettiğim duyum ve deneyimlerin bir izi.

MELEZ RUHLAR 06

 Sanat serüvenine baktığımızda da fotoğrafçılık anlamında da sanki giderek daha fazla manipülasyona, daha karmaşık ve uğraştıran tekniklere başvuruyorsun gibi görünüyor. Bu sergilerin fikirleriyle paralel giden, bilinçli bir karar mı, yoksa teknolojinin sunduklarının gelişimiyle alakalı bizi başka sorgulamalara götürecek bir alan mı ?

Kaos ve karmaşanın, üretimin önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum. Üretirken bu duyguları o kadar sık yaşıyorum ki bunlar bir süre sonra normal hayatımın bir parçası haline geliyorlar.

Ben üretim sürecinde net ve kararlı bir zihin yapısının gerçek yeteneği perdelediğini inanıyorum. Benim için yaratıcılık ve farkındalık bu sahte duyguların ortadan kaldırılması ile başlıyor. Gerçek olduğunu düşündüğüm sanatsal üretimin hazzını ise bu savaşın sonunda yakaladığıma ve yaşadığıma inanıyorum.

 Son sergin hakkında yaptığın röportajlarda barok dönemi incelediğini, o dönemin bugüne benzediğini düşündüğünü söylemişsin. Sence bir şekilde tarih tekerrür ediyor mu; bu sıkışmışlık halinden kurtulduğumuz yeni bir dönemi olası görüyor musun; yoksa sence bambaşka devinimler getirebilecek bir dönemde miyiz?

İnsanların yaşam şekilleri ve alışkanlıkları zamanla değişiyor belki ama bazı duygular hiç değişime uğramadan varlıklarını sürdürebiliyorlar. Ölüm ve yaşam bunların en önemlileri. Ben ölüm korkumuz olduğu ve hayat mücadelemiz sürdüğü sürece bu “sıkışmışlık” halimizin devam edeceğini düşünüyorum. Bu yüzden sergimde Barok dönem ile günümüz modern insanı arasında bir bağ kurmaya çalıştım. Yaşadığımız yüzyıl da tıpkı Barok dönemde olduğu gibi, herşeyin “aşırı” yaşandığı bir yüzyıl. ”Çok anlamlılık”, ”Çok kültürlülük”, ”Çok dillilik”, ”Çok kimliklilik” gibi… Bu “çok” ve “aşırılık” kavramları beraberinde “melez” kavramını getiriyor. Artık aidiyet kavramlarının bittiği, bölünen kültürlerin, hızla gelişen teknolojilerin arasında sıkışmış bireyleriz. Dolayısıyla gerçek ve hayalin iç içe geçtiği, şeylerin ve temsillerin birbirine karıştığı bu dünyada bedenlerimizin ve ruhlarımızın ihtiyaçları birbirine karışıyor.

O yüzden eserlerimdeki figürler bu modern dünyanın çekiştirmecesine, hızın aşındırıcı kuvvetine, zamanın sürüklemesine karşı dengede durmaya çalışıyorlar. Modern dünyanın bu hareketliliğini (tıpkı Barok dönemde olduğu gibi) duruşlarıyla hissettirmeye çalışıyorlar. Sürekli bir devinim halinde olan bu figürler ruhlarımıza  nüfus etmiş bir karmaşıklığı ortaya koymaya çalışıyorlar.

MELEZ RUHLAR 09.jpg

Bu çerçevede biraz da kişisel sorular o halde… 21. Yüzyılda insan bedeni ve ruhu bir pazarlama unsuru haline geliyor diyorsun. Melez Ruhlar’ı tanımlarken sosyal medyada ruhlarının yaşadıkları hayatlar var; bir de bedenlerinin yaşadıkları gerçek hayatlar diye anlatıyorsun. Kendi kendimi çok sorguladığımdan senin samimiyetine güvenerek bu soruyu soruyorum; sen de sosyal medyayı aktif kullanan bir birey olarak kendi sanallığını sorguluyor musun?

Ben interneti  ve sosyal medyayı aktif kullandığımı düşünmüyorum. Ama bu da beni diğer insanlardan farklı yapıp bu devasa çemberin dışında tutmuyor elbette. Zaten amaç belki de bu çemberin içinde ya da dışında durmak değil. Önemli olan çemberin farkına varmak. Ben sadece sergilerimle bu farkındalığı ortaya koymaya çalışıyorum.

 Hazır konu sosyal medyaya gelmişken son bir soru; Instagram’da maceralarını kendi hesabın dışında @droneinwonderland hesabından da izlemeye başladık. @droneinwonderland kişisel bir eğlence mi yoksa proje mi, bize biraz bahsedebilir misin?

Gezmeyi ve doğayı çok sevdiğim için, dünyanın bize bahşettiği güzelliklere farklı açılardan bakmak adına Drone ile çekilmiş fotoğraflardan oluşturulmuş bir günlük diyebiliriz. Kısacası sanatsal bir proje değil. Sanat adına yaptığım herşeyi, sanatseverler sergilerime gelerek, söyleşilerime katılarak veya yazılarımı okuyarak takip  edebilirler…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s