• 9400 Yıllık Macera: Çatalhöyük

    Bundan binlerce yıl önce, o dönemin en kalabalık yerleşim merkezlerinden biri olan Çatalhöyük’te insanlar bizim gibi bilezikler takar, resimler yapar, aynı tuzlukları, kap kacağı kullanırlarmış. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insanlığın küçük detaylardaki devamlılığını bugün UNESCO Dünya Miraslarından biri olan Konya, Çumra’daki höyük sayesinde görebiliyoruz. Gelin beraber zamanı ve mekanı… Listen ⇢

    9400 Yıllık Macera: Çatalhöyük
  • Büyülü Orman’a giden fantastik yollar

    Masumiyet Müzesi’nden yukarı, Çukurcuma’ya doğru yürüyüp camları kaplanmış Pg Art Gallery’nin kapısını açınca yarı karanlık, fantastik bir ortama ayak giriyorsunuz. Artık siz de “Bir Büyülü Orman”ın parçasısınız. Tavandan sarkan Dali suratlı dev bir ıstakoz, kırık dökük aşk hikayeleri, Pray, Çiklet, Fön, 10 cm derinliğinde bir aşk hikayesi, kız kaçıran ufo,… Listen ⇢

    Büyülü Orman’a giden fantastik yollar
  • Sapkın, egoist, sorunlu: Dünyanın en önemli ressamlarından Egon Schiele

    Avusturyalı ressamın dehasını anmak üzere dünyada adına anma sergileri düzenlenirken biz de Türkiye’de sergisini görememiş olsak da buradan bir selam edelim… Egon Schiele… Empresyonizm revaçtayken ham eskizlerini kabul ettiren, insan bedenini hiç görülmemiş pozlarda, açık, apaçık ve cüretkar bir gözle sunduğu için insanları şok eden, resimleri için kullandığı modeller sebebiyle… Listen ⇢

    Sapkın, egoist, sorunlu: Dünyanın en önemli ressamlarından Egon Schiele
  • Akad İmparatorluğu’nun yok olma sebebi: Kuraklık

    İklim bilimciler, ilk birleşik Sümer devleti olan Akad İmparatorluğu’nun 4200 yıl önce kentleri su rezervlerinden tümden yoksun bırakan güçlü kuraklık ve kum fırtınalarından dolayı birdenbire dağılarak yok olduğu sonucuna vardı. Sputnik‘in haberine göre, İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nden Stacy Carolin ve ekip arkadaşlarının ABD Ulusal Bilimler Akademisi’nin çıkardığı PNAS dergisinde yayınladıkları makalede,… Listen ⇢

    Akad İmparatorluğu’nun yok olma sebebi: Kuraklık
  • 1886’da bir öğle vakti, Yusuf Bey ile Pera’da

    1956 yılında Kapalı Çarşı’da bir halıcı, Amerikalı bir diplomata bir albüm sattı. Nil Nehri, Abadan, Afganistan, Hindistan, Nepal, Burma, Kamboçya, Vietnam, Endonezya, Japonya, Kuzey Amerika, Toronto, son olarak İzlanda… Nereye giderse gitsin albümün döneceği yer belliydi: Beyoğlu. 19. yüzyıl sonu Beyoğlusu ve insanlarının yer aldığı karikatürist Yusuf Franko’nun albümü, Pera’da sahnelenen… Listen ⇢

    1886’da bir öğle vakti, Yusuf Bey ile Pera’da
  • Damien Hirst’s gigantic uteruses are a bold correction to shocking ignorance

    @HannahClugston‘ın The Guardian‘daki yazısı ve Katar’da 11’er metrelik 14 rahim heykelinin yükselişi Why the outrage? Hirst’s sculptures of uteruses for Qatar are a rare celebration of women’s bodies – vividly quashing art’s tendency to sanitise birth As a child, I remember asking my mum where babies came from. Whatever she… Listen ⇢

    Damien Hirst’s gigantic uteruses are a bold correction to shocking ignorance
  • Bir küratör yazısı: “Altın olarak gelmeliydi belki de insan dünyaya, takan olmadan evvelinden…”

    Bir akşam üzeri mesela… İttirilen bir el görürsem penceremden tutasım, damı akan bir memleket görürsem başımı kaldırıp ellerimde toplayasım, istifra eden bir göl kenarında görürsem bir şişe ve bir tahta parçası; en sevdiklerim başka şehirlere taşındığından mıdır bilmem, erkekler kadınlarının ve kadınlar erkeklerinin yüzlerini ağaç kavuğuna ısrarla oymaya çalıştıklarından mıdır… Listen ⇢

    Bir küratör yazısı: “Altın olarak gelmeliydi belki de insan dünyaya, takan olmadan evvelinden…”
  • Feministim dersem kısmetim kapanır mı anne?

    Geçen gün yelkenlide yarış antrenmanı yapıyoruz, hava artık hafifçe soğuk, bir hafta sonra donarak yağmur altında yarış yapma ihtimalimizden bahsediyoruz. Teknenin içinde oradan oraya atlıyor, vinçle halat çekiyoruz. Tekne rüzgarı almış giderken tekneyi dengede tutmak için teknenin eğildiği tarafın tersine ağırlık yaparak uzun süre yol alıyoruz. Bu süre içinde başlarımız… Listen ⇢

    Feministim dersem kısmetim kapanır mı anne?
  • Bir Küratör Yazısı: İkinci Sınıf Tanrının Çocukları…

    irmakozer.com’un konuk yazarı Ezgi Özsan’dan yeni yazı… Yaz sıcağında erimiş asfaltın yapışmasından kendini var eden doğal bir sandaletim var. Çoğu kez sıcağa zerre kadar tahammül edemeyen insanların, cömert ve muntazam bir pasta gibi, arabalarındaki gölgeliklerini indirişlerini izliyorum… Malum, doğduğum andan itibaren başkalarına muhtaç sıfatlardan biri de bana biçilmiş bir kaftan… Listen ⇢

    Bir Küratör Yazısı: İkinci Sınıf Tanrının Çocukları…