İstanbul’un denizi, sokakları, duvarları!

Cumhuriyet tarihinin önemli eserlerinden İstanbul 4.Levent ve İMÇ’deki duvar panolarını Artisans Dergi‘nin Temmuz-Ağustos 2017 sayısındaki sayfaları internet okurları için paylaşıyorum. “Yaşadığımız kentin caddelerinde, sokaklarında yürürken, önlerinden geçip gittiğimiz yapıların, pek çoğunun farkına varmayız. Arada bir gözümüze çarpanların da ne zaman, ne zorluklarla, kimler tarafından inşa edildiklerini düşünmeyiz.” Doğan Tekeli, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’nın mimarlarından Hayatı boyunca birçok duvar panosu yapan  Miró, cam mozaik kullarak yaptığı Kuş … Okumaya devam et İstanbul’un denizi, sokakları, duvarları!

Beklentilerin üzerinde: Sakız Adası

Boşuna buralarda bir Yunanistan güzellemesi yapmama gerek yok. Hepimiz biliyoruz gerçekleri. Öyleki, en son bayram tatili uzadığında Zaytung, “Kurban Bayramı Tatilinin 10 Gün Olarak Açıklanmasının Ardından Yunanistan’da Olağanüstü Hal İlan Edildi…” diye haber yaptı; olmadı Hürriyet, infografiklerle Türklerin Yunanistan tatil çıkarmasını analiz eden haber yaptı. Dolayısıyla lafı uzatmadan bir İzmirliden net Sakız Adası tavsiyelerine buyrun. İyi eğlenceler ve afiyet olsun, υγειά mας! Adımımızı atıyoruz… Çeşme’den Ertürk … Okumaya devam et Beklentilerin üzerinde: Sakız Adası

Belçika’da Yemek Yenir!

En basit anlatımıyla, zamanında Fransa’ya katılmak istemeyen Fransızlar (Flemenkler) ve Almanya’ya katılmak istemeyen Almanların oluşturduğu, istemezukçuların birbiriyle de aslen çok iyi geçinemediği, devleti sık sık kriz yaşayan, haliyle de bürokrasisi bir hayli sıkıntılı olan bir ülke Belçika. Bir de kendi karışıklığı üzerine, diğer bir olamayanlardan Avrupa Birliği’nin başkenti oluyor Brüksel. Brüksel’de binalar güzel olmasına güzel, heybetli olmasına heybetli, belli bir tarihi, şirin sokakları var ama … Okumaya devam et Belçika’da Yemek Yenir!

Konuk Blogger – Ahmet Rüstem Ekici: 3100 Metre Yüksekte Bir Sanat Kampı

Sanatçı ve blogger Ahmet Rüstem Ekici, geçtiğimiz haftalarda deneyimlediği Göçebe Sanat Kampı günlerini ve bu deneyim sırasında üreterek sonrasında  Kırgızistan Ulusal Sanat Müzesi’nde sergilediği eserlerini kendi bloğunda paylaşmıştı. Ahmet’in izniyle bu ilginç deneyimi, eserleri ve deneyimden geriye kalan şahane fotoğrafları ben de paylaşıyorum. Keyifli okumalar!   3100 Metre Yüksekte Bir Sanat Kampı “Nomadic Art Camp” açık çağrısının videosunu ilk izlediğimde uçsuz bucaksız yeşil düzlükler, doğal hayat, … Okumaya devam et Konuk Blogger – Ahmet Rüstem Ekici: 3100 Metre Yüksekte Bir Sanat Kampı

Başımızda Mavi, Tatlı Rüzgarlar Esen O Yaz: Kaş

Kaş’la ilgili hissiyatın ne diye sorsalar, sanki biri bizi alıp oraya ışınlamış, acayip güzel zaman geçirmişiz, sonra bir bakmışım İstanbul’da ofiste uyanmışım, herşey bir rüyaymış derim. Küçüklükten kalma kafamda, genç abiler ablaların otobüslere binip yazlık ama annesiz babasız yerlere gidip güzel yanık tenler, küçük aşk hikayeleri ve bol bol Bodrum Bodrum şarkısı dinlenmiş dertsiz kafalarıyla geri geldikleri kareler var. Aslında çevremde hiç benden büyük yoktu, … Okumaya devam et Başımızda Mavi, Tatlı Rüzgarlar Esen O Yaz: Kaş

Bir Esintilik New York Sokak Sanatı

İster çıplak dolaşın, ister çok acayip bir kostümle, kimsenin acayip karşılanmadığı, istediğiniz marjinalliği yapın, insanların nadiren ikinci kez dönüp baktığı bir şehir New York. Harlem’inden Upper East Side’ına, China Town’dan Little Italy’sine çok zengin, çok fakir, orta halli, Meksikalı, Hintli, Çinli birçok farklı ekomik seviyeden, ırktan insanın Amerikalı olmakta birleştiği bir yer. Filmlerde gördüğümüz Amerika, ilk gördüğünüzde orada olduğunuza inanamadığınız, vakit geçirdikçe sevdiğiniz bir acayip şehir… … Okumaya devam et Bir Esintilik New York Sokak Sanatı

5 Günde New York: Bitmesin de Dönmeyelim

New York ile ilgili anahtar kelime ne derseniz, “Beklemek” derim. New York’a gitme zamanı gelsin diye bekliyorsun, uçakta 10 saat geçsin bekliyorsun, varınca da kahvaltı etmek için, müzeye girmek için, bara girmek için, bilet almak için, olmadı bir şeyler atıştırmak için bile bekliyorsun da bekliyorsun! Güzel, lezzetli, keyifli şeylere ulaşmanın parayla değil sırayla olduğunu öğretiyor sana New York. İyi haber ise tüm beklemelerin karşılığını bulduğu! … Okumaya devam et 5 Günde New York: Bitmesin de Dönmeyelim

Amerika’nın En İyi Kumsalında Tek Başına

Bir e-mail geliyor ve iş toplantınızın Florida’da olduğunu öğreniyorsunuz… O iş sevilmez mi! Tampa bölgesindeki Sarasota  şehrine gideceğimi öğrendiğimde, hemen “bilirkişi” bellediklerimi arayıp şu yaşımda araba kullanmayı bilmeme derdini ilk kez derinden hissederek bir program yapmaya giriştim. ABD’yi bilenler bilir, az kalabalık şehri vardır ve toplu taşıma yok denecek kadar azdır. (Az ne kelimeyi bu yolculukta tattım!) Bildiğimiz şehirlere benzeyen gidilesi  yer olarak St Petersburg … Okumaya devam et Amerika’nın En İyi Kumsalında Tek Başına

Isparta, Adana ve Balıkesir de Gelecek Turizmde dedi!

Seyahat ederken hepimiz gittiğimiz yörenin doğasını, kültürünü hissetmek, el emeklerinden satın almak, yerel lezzetlerini tatmak isteriz. Eko turizm, kırsal turizm, kültür turizmi, gastronomi turizmi gibi farklı sürdürülebilir turizm çeşitleri ile hem biz farklı deneyimler yaşarız hem de yerel halkın ekonomisine katkıda bulunmuş oluruz. İşte bu sebeple Anadolu Efes, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 8 sene önce bir araya gelerek “Gelecek Turizmde” … Okumaya devam et Isparta, Adana ve Balıkesir de Gelecek Turizmde dedi!

Doğu Anadolu’da Bir Dünya Harikası: Ahlat

Rivayet odur ki bir zamanlar Anadolu’da Daryona diye babasına çok düşkün bir Urartu prensesi yaşarmış. Prensesin babası Kral Lat’ın hüküm sürdüğü şehre bir gün Medler saldırmış, hükümdar dirense de saldırıya karşı koyamamış ve ağır yara almış. Daryona yaralı babasının yanına koşarak babasının başına dizlerine koymuş, bir yandan ağlayıp bir yandan da “Ah Lat! Ah Lat!” diye feryat etmiş. Kral Lat, Medler’e kaybettiği çok sevdiği şehrine … Okumaya devam et Doğu Anadolu’da Bir Dünya Harikası: Ahlat