Tarihi Yarımadada 2 Gönüllü Bizantolog

Ayasofya müzeden camiye dönüşecek mi dönüşmeyecek mi tartışaduralım, müzeyi korumak isteyenler için ortadaki ironi, Ayasofya’nın hakimi Bizans tarihini bu toprakları onlardan miras alanlar olarak bilmememizdir. Koruyoruz ama neyi? O kadar kanıksadığımız bir konu ki tarih öğrenirken Bizans’ı sadece fetih dönemiyle pas geçmek, yürüdüğümüz yoldaki kalıntının kime ait olduğunu bilmeyiz, merak etmeyiz. O çok görkemli gördüğümüz…

San Francisco’da duvar resimleri ile muhalefet

Belli bir yaşanmışlıktan çıkıp popüler olan ve içinde hala o yaşanmışlıktan izler barındıran mahalleler favorim. Fazla hijyenik, fazla planlı, fazla “hoş” yerler kabul olmuyor bünyemde. Google’da adını yazdığınızda adının ardına takılan “Güvenli mi?” sorusu ile araması tamamlanan mahallelerden San Francisco’nun Mission Mahallesi, beni şehre ilk gittiğimde çeken, sonraki ziyaretimde de mutlaka tekrar yolumu düşürdüğüm bu…

Uzo-mezeden daha fazlası: Atina’da kültür-sanat

Atina her zaman iyi bir fikir. Yakın, hem bize benzer hem farklı, yemekleri güzel, havası güzel, insanları rahat; 50 dakika uç ve birkaç gün geçir, kafanı dağıt, dön. İlk gittiğimde başkentten çok yazlık kasabaya benzettiğim, 2009’da 1 sene yaşadığım ve ondan sonra da her sene mutlaka gittiğim, gidip geldikçe de daha çok sevdiğim bir şehir…

İnsanı başka bir dünyaya götüren Mardin Bienali

İnsanın kendine basit soruları tekrardan sorması iyidir. 10 yaşında kendine sorduğun soruyu 30 yaşında tekrar sorduğunda, bazen cevaplar aynı yalınlıktadır, bazen de hayatta aldığın yolu kendine hissettirir. “Sanatı neden seviyorum?” sorusu bana bu yolu hissettiren sorulardan. Evet estetik, evet yaratıcı, evet farklı pencereler açan bir araç sanat. Ama artık bana en çok dokunan tarafı, bana…

Beklenmedik Sanat Şehri: Brüksel

Ankara için ne derler bilirsiniz; “Ankara’nın İstanbul’a dönüşü güzel!” Birçok Avrupalı için Brüksel’in yarattığı hissiyat da budur. Fransız ve Flaman toplulukların arasında kalan Brüksel merkezli Belçika hükümeti hep bir kimlik krizindedir, bürokrasi Avrupa standartlarına göre çok yavaştır, işler yürümez… Hem Avrupa Birliği’nin hem NATO’nun merkezi, expatlar ve AB memurları şehri Brüksel’in olumlu taraflarından biri, diğer…

İstanbul’un denizi, sokakları, duvarları!

Cumhuriyet tarihinin önemli eserlerinden İstanbul 4.Levent ve İMÇ’deki duvar panolarını Artisans Dergi‘nin Temmuz-Ağustos 2017 sayısındaki sayfaları internet okurları için paylaşıyorum. “Yaşadığımız kentin caddelerinde, sokaklarında yürürken, önlerinden geçip gittiğimiz yapıların, pek çoğunun farkına varmayız. Arada bir gözümüze çarpanların da ne zaman, ne zorluklarla, kimler tarafından inşa edildiklerini düşünmeyiz.” Doğan Tekeli, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’nın mimarlarından Hayatı boyunca…

Beklentilerin üzerinde: Sakız Adası

Geçen senelerde bir bayram tatili uzadığında Zaytung, “Kurban Bayramı Tatilinin 10 Gün Olarak Açıklanmasının Ardından Yunanistan’da Olağanüstü Hal İlan Edildi…” diye haber yapmıştı… Aynı bayram Hürriyet Gazetesi infografiklerle Türklerin Yunanistan tatil çıkarmasını analiz eden haber yaptı. Türkler olarak tüketmeye endeksli insanlarız vesselam. Bakir bir koy bulduk mu, hop beach club nam-e diğer; gürültü, kalabalık, kötü servis, şişirilmiş…

Belçika’da Yemek Yenir!

En basit anlatımıyla, zamanında Fransa’ya katılmak istemeyen Fransızlar (Flemenkler) ve Almanya’ya katılmak istemeyen Almanların oluşturduğu, istemezukçuların birbiriyle de aslen çok iyi geçinemediği, devleti sık sık kriz yaşayan, haliyle de bürokrasisi bir hayli sıkıntılı olan bir ülke Belçika. Bir de kendi karışıklığı üzerine, diğer bir olamayanlardan Avrupa Birliği’nin başkenti oluyor Brüksel. Brüksel’de binalar güzel olmasına güzel,…

Konuk Blogger – Ahmet Rüstem Ekici: 3100 Metre Yüksekte Bir Sanat Kampı

Sanatçı ve blogger Ahmet Rüstem Ekici, geçtiğimiz haftalarda deneyimlediği Göçebe Sanat Kampı günlerini ve bu deneyim sırasında üreterek sonrasında  Kırgızistan Ulusal Sanat Müzesi’nde sergilediği eserlerini kendi bloğunda paylaşmıştı. Ahmet’in izniyle bu ilginç deneyimi, eserleri ve deneyimden geriye kalan şahane fotoğrafları ben de paylaşıyorum. Keyifli okumalar! 3100 Metre Yüksekte Bir Sanat Kampı “Nomadic Art Camp” açık…

Başımızda Mavi, Tatlı Rüzgarlar Esen O Yaz: Kaş

Kaş’la ilgili hissiyatın ne diye sorsalar, sanki biri bizi alıp oraya ışınlamış, acayip güzel zaman geçirmişiz, sonra bir bakmışım İstanbul’da ofiste uyanmışım, herşey bir rüyaymış derim. Küçüklükten kalma kafamda, genç abiler ablaların otobüslere binip yazlık ama annesiz babasız yerlere gidip güzel yanık tenler, küçük aşk hikayeleri ve bol bol Bodrum Bodrum şarkısı dinlenmiş dertsiz kafalarıyla…